Sevgili

- öldürdüğüm sevgiliye.. mezarında yeniden filizlensin diye..

*

“ beni çok incittin sevgilim..”

“ nunu nasıl söylersin? herşeyden, kendimden bile çok sevdim seni.. nefesim oldun, ve gözlerim, ellerim teninde can buldu, sönmüş ruhum bir mum alevi gibi seninle yeniden titredi.. başbaşa kaldığımız anlarda, o karanlık ve sessiz gecelerde buldum kendimi ve bir kez daha anladım ki şu hayatta benim vazgeçemeyeceğim tek aşkım, özümü kalbimin derinlerinden çekip çıkaran, avuçlarımın içine bırakan biricik canımsın.. kaybetmekten korktuğum kadar sevdim seni..“

“ sus…ne olur.. daha fazla incitmeden beni.. sus..”

ölüme aşık bir kurbanın boynunu celladının ellerine bırakması gibi, çiğ yeşili damarların çatallı izler bıraktığı, morluklarla dolu, kanı çekilmiş, kurumuş kolunu uzattı sevgilisine..


“ bak.. görüyor musun bunları ?

bu morluklar, parmaklarının arasında can veren hücrelerimin toplu mezarları.. ellerinle kazıdın onları, sonra da beni parçalara bölüp her bir parçamı kazdığın o çukurlara gömdün, ölü topraklarını hayatın, acımasızca serptin üstüme.. beni gerçekten de çok incittin sevgilim.. canım nasıl da yanmakta biliyor musun şimdi ? kalın parmaklarını ne çok severdim oysa.. bana o ilk dokunuşun, kâinatın en nadide taşına sahip bir fakirin dokunuşlarıyla üzerimde gezinirdi ellerin.. şefkatli, sevgi dolu, aşk dolu.. okşardın beni saatlerce.. sadece okşardın.. parmak izlerinden okurdum seni.. bana baktığın anlarda gözlerin parlardı.. dişlerin parlardı.. yüzümü ellerinin arasına alır, alnımı alnına yaslardın, gözlerimiz kapanırdı, bir pencere açardın bana, oradan izlerdim seni, alnının sıcaklığında erir, sözlerini usulca içime akıtırdım..

fakat bir gün, beni okşayan o güçlü parmakların yumuşaklığı kayboldu, kaskatı olmuştun.. bir gecede nasırlar bağlamıştı ellerini..

yoksa.. kalbini mi?


diğerlerine de yaptığın gibi beni fırlatıp attın ölü çukurlara.. dönüp ardına bile bakmadan çıkıp gittin hayatımdan..

yine de bekledim seni umutla.. umutlarımın biri tükenirken, diğerinin güçlendiği anlarda beklemeye devam ettim sabırla.. önce okşamanı umut ettim günlerce, sonra da -dokunsa keşke!- dedim.. biraz dokunsa bana, yorgunluğumu alsa ruhumun.. gözlerini aradım sonra.. bir baksa bana.. göz ucuyla süzse beni.. uzaktan da olsa.. ışığını görsem yeniden, gözlerinin… umutsuzca..

ama olmadı sevgili.. umut ettiklerimin hiçbiri olmadı.. ne dokundun, ne okşadın, ne de baktın bana..

hiç gelmedin beni ellerinle gömdüğün mezarıma.. ölü yanlarımla halvet oldum uzunca bir süre..

ölüler konuşur mu ? soğuk yüzlerine çarpan boş bir yankıydı sessiz çığlıklarım.. ben konuştum, onlar dinledi sessizce..

sonra bir gün, bir gece.. sen geldin yine..

solgun yüzümü ellerinin arasına alıp beni yeniden ısıttın.. mezarımın üstünde yeni yetme bir filiz oluverdim, çekip çıkardın ölü toprağımdan,

bana hayatımı yeniden verdin..

sarılıp beyaz örtümüzün altına, kaybolmaya başladık sevişmelerimizde.. ne güzel bir yitiş, ne güzel bir tükenişti seninle..

yine dokunuyor, seviyor, okşuyordun beni.. alnına yaslıyordun, pencereni açıyordun, ışığını akıtıyordun yine..

ah sevgili bilsen ne kadar mutluydum.. kısacık bir mezar ziyareti de olsa…

sonra ellerin buz gibi soğudu, yumuşak parmaklarının arasında sıkmaya başladın etimi.. sevginden mi, şehvetinden mi yoksa başka bir şey mi o an anlayamamıştım.. canımı yakıyordun..

ölünün canı yanar mı?


dilsizdim, konuşamıyordum, inlemelerimi duymuyordun..

belki de bilmeden yaptığın bir şeydi..

alnını alnıma daha sert bastırıyordun.. ama tutkuyla değil, baskıyla.. öç alırcasına.. penceren kapalıydı bana..

gözlerinin kenarından sızan yaşlarla ıslattın beni.. ne oldu.. seni ben mi incittim..

yeniden mor mezarlar açtın bedenimde..

kazdığın çukurlara acımasızca attın öldürdüğün hücrelerimi.. tükendikçe tükendim..


ve bir gün,

daha önce de binlerce kez yaptığın gibi, öldürdüğün tüm kelimelerin katili ilan ettin, beyaz vadinin karanlık çukurlarına savurup attın beni,

kırdın siyah dişimi..”

**

- ellerimi gevşetip, usulca masaya yatırdım kırılmış bedenini.. kalemliğe uzanıp yeni bir sevgili buldum,

senin gibi..


**

y. a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta