Dev

*

devasa cüssesiyle kalabalıkları ezerek ilerliyor caddelerde.. hayatı, ağırlıklar altında ezilerek geçmiş bir vücut geliştirmeci.. enerji içecekleri ve çikolata firmalarının vazgeçilmez yüzü.. reklamlarda çıkıyor, birkaç küçük filmde de kötü adamı oynamış..

çok az konuşuyor, ne sorarsanız sorun sadece tek kelimelik cevaplar veriyor ;

- bu kaslara sahip olabilmek için ne yaptınız ?
- çalıştım..
- ne kadar çalıştınız ?
- yeterince..
- spor dışında bir uğraşınız var mı ?
- var
- araba yarışları, boks, çekiç atma, halter.. bunlardan biri mi ?
- hayır ?
- peki nedir ?
- şiir..
- ah! çok ilginç ve hoş! peki bizimle ve seyircilerimizle bir şiirinizi paylaşır mısınız, çok seviniriz..
- tabii..
- ..
- bekliyoruz ama ?
- …
- sanırım unuttunuz !
- unutmadım..
- o zaman ne bekliyorsunuz ?
- gelmesini..
- neyin ! şiirin mi! hah hah!
- evet..
- çok şakacısınız.. henüz yazmadınız mı yoksa ?
- yazmadım..
- fakat o kadar bekleyemeyiz biliyorsunuz, vaktimiz kısıtlı, sırada reklamlarımız var..
- peki..

şakağında gizlenen damar ortaya çıkıyor.. utanıyor belki, yüzü kızarıyor.. gözlerini yumruk yaptığı eline dikmiş öylece hareketsiz duruyor.. ve hiçbir şey diyemiyor..

- belki başka sefere ! evet kısa bir aradan sonra sürpriz konuğumuzla karşınızdayız! şimdi reklamlar!

dev, yerinden kalkıp geldiği yerden stüdyoyu terk etti.. dışarıda kar yağıyordu.. kar tanelerini ezmeden adımlar gibi yürüdü kaldırımda, kalabalığın içine karıştı, herkesten iriydi, herkesten güçlü..

ama o gün televizyonda şiirini okuyamadı.. saatlerdir yumruk yaptığı eli cebinde sıcaktan çözüldü.. terli avucunda ıslak bir peçeteye dönmüş hamur kağıdı kalın parmaklarıyla açmaya çalıştı, elinde dağıldı..

başını önüne eğdi ve derin bir iç çekti..

çocuklar için devler her zaman şirindir.. bunu ay gibi parlayan kafasına fırlatılan kartopuna gülümseyerek karşılık verdiğinde, çocuğu kucağına aldığında anladım..

kalabalık, devi izlerken,

dev adam, uzun ve yalnız gecelerde sevdiği kadına yazdığı şiirin elinde bir kar tanesi gibi eridiğini çoktan unutmuştu..

ya da öyle görünüyordu..

**

y.a

Yorumlar

hayatınortasında dedi ki…
Neden ? diye düşündüm bir süre..
Neden, okuyamadı şiiri? İri gövdesi ile çelişen, ince duyguları için mi acaba? kimbilir :)
** dedi ki…
başka türlüsü düşünülemezdi zaten..
Emre Küçükoğlu dedi ki…
Görünene pay veren bir toplum (veya medya), görünmeyenden süzülen ürünlere karşı bu kadar saygısız ve umarsız duruyor işte.

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta