Sihir


- bu sadece bir sihir.. elimde tutmuş olduğum tavşan aslında şapkadan çıkmadı..

üstelik bu, tavşan bile değil..

bakın.. !

*

kalabalık bir uğultu yayıldı salona.. ön sıralarda oturan kadın, sevgilisinin okşadığının, boynunu öptüğünün farkında değildi..

- canım bak, tavşan değilmiş! bu.. bu bir havlu sadece!
ohh! gözlerime inanamıyorum!

- hı hıı.. inanılmazsın..

elbette adam ne sihirle, ne de önce tavşana sonra havluya dönüşen nesneyle ilgileniyordu..







sihirbaz havluyu yavaş hareketlerle ve özenle katladı.. katladıkça ellerinin içinde küçüldü ve kayboldu..

kalabalık uğultu dalgalar halinde yeniden salonun içinde gidip gelmeye başladı..

- bunu nasıl yapıyor! tanrım! bak bak! şimdi de ağzından çıkarıyor havluyu! aaaa..!

kadın adeta büyülenmişti, tıpkı diğerleri gibi..

*

o salonda iki kişi uyanıktı belki de..

biri sihirbaz, diğeri de genç kadının sevgilisi..

adamın elleri bacaklarında dolaşıyor, sürekli kadının boynunu öpüyor, düğmelerini açmaya çalışıyordu..

sihirbaz sahnenin önüne kadar geldi.. seyirciler nefeslerini tutmuş her hareketini dikkatle takip ediyordu..

- şimdi sizlere büyü ve sihir arasındaki farkı göstereceğim.. lütfen ışıklar karartılsın! dedi sihirbaz..

bu loş durum kadının sevgilisi için bulunmaz bir fırsattı.. Karanlıkta daha ileri gidebilirdi..

gözü zaten hiçbir şeyi görmüyordu.. durmadan kadını öpüyor, okşuyor, giderek kendinden geçiyordu..

müziğin ritmi karanlık salonda gerginliği daha da artırıyordu..

- ışıklar!

ışıkların yanmasıyla, bir şey kaçırmak istemeyen gözler sahneye iyice dikildi..

fakat sahnede uğultulara neden olacak hiçbir şey yoktu.. sadece bir kadın kucağında tavşanla sandalyede kımıldamadan gözleri boşluğa sabitlenmiş bir şekilde öylece oturuyordu..

sihirbaz arkasında belirdi.. elleriyle kadının yüzünü biraz sağa çevirdi, sonra da hafifçe çenesini yukarı kaldırdı.. görmesini istediği yer, kadının az önce oturduğu arka sıralardaki koltuğuydu..

ve görür görmez de çığlıklar atmaya başladı..

- seni pislik!

sihirbazın sopasını kaptığı gibi adama fırlattı.. sonra da dengesini kaybedip sihirbazın kollarına düştü..

seyirciler kadının çığlıklar atarak bağırdığı, sopayı fırlattığı yöne kafalarını çevirdiler..

adam kendinden geçmiş, sevgilisinin koltuğunda balmumundan bir kadın heykeliyle sevişmekteydi..inliyordu..

- harikasın sevgilim! çok güzel kokuyorsun..!

kalabalık uğultu salonda gidip geldi..

adam balmumuyla sevişirken,

sihirbaz, seyircilerin çılgınca tezahüratları ve alkışları önünde, kollarında yarı baygın yatan kadını kendine çekmiş, sıkıca dudaklarından öperek teselli ediyordu..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta