Göç

ağır gelince kirası taşınırım bir gün kendimden..

*

önce kitaplarımdan, müzik arşivim ve filmlerden başlayıp, hepsini özenle kolilere yerleştirdikten sonra, giysilerimi daha büyük kolilere gelişi güzel attım..

mutfağa yönelip rafları boşalttım, yıkanmamış bulaşıkları yıkayıp duruladım.. kalan birkaç koliyi de onlarla doldurduktan sonra işim neredeyse bitmişti..

balkondan aşağı baktığımda nakliyecilerin geldiğini gördüm..

yukarı çıkmaları için seslendim..

paldır küldür geldiler. yağmacı bir görüntüleri vardı, ama hepsine yemek sözü vermiştim.. belki de onun iştahıyla olsa gerek, asansör arızalı olmasına rağmen bir çırpıda tüm eşyalarımı kamyona yüklediler..

kitapların, müzik ve filmlerin olduğu kolileri özellikle ben taşıdım..

evin içi tamamen boşaldı..

bitmişti..

adamlara anlaştığımız parayı, ve asansör arıza farkını da ödeyip, yemeklerini ısmarladıktan sonra, tekrar eve çıktım..

kapıyı içerden kilitleyip yatak odasına geçtim..

pencereyi gazetelerle kapadım..

yere, gazete ve tahtalardan oluşan hint işi çivili bir yatak yaptım..

ve tükendi
günümün ışığı
..

karanlık, odayı sarmaya başladı.. pencereye yapıştırdığım gazeteleri parçalayarak yırttım..

ne zevkli birşey.. yırtılan kağıt sesleri.. çocukken yapmadığım şeyleri şimdi yapıyorum..

ay ışığı tüm cömertliğiyle odama doldu
dünyanın en büyük avizesi benim oldu..

yatağıma uzanıp gözümü almayan o büyülü ışığı izledim
seni düşledim..

iyi geceler sevgili..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta