Boşluk

*

ne olduğunu değil, ne olmadığını biliyorum..

boşluk, içi boş bir kâse değildir..

cebinizin boş olması,

yolların, caddelerin, kaldırımların bomboş olması da değildir..

hissizlik hali değildir boşluk.. ve bazen içine düştüğümüz o yokluk hissinden de farklıdır..

yine de onu henüz tanımlayamamış olmam, bir boşluk kavramının olduğunu,

ama o boşluğun varolmadığını gösterir..


öyleyse;

boşluk var mıdır / yok mudur ?

varsa.. nedir ?

yoksa.. nerede gizlidir ?

anlamsızlık belki anlamsızdır, fakat boşluk da değildir..

o zaman, boşluk nedir ?

ak sakalını topraklara bulayan geçmişin öğretilerinden arta kalan mıdır ?

misal,

ne kadar doluysak okadar boştu içimiz..

yoksa traşlı yüzlerin medeni dişlerinde parıldayan bir gölge mi?

hani,

ne kadar boşsak o kadar dolu!

tükendikçe dolum, birikti boşum..


yakaladım işte seni

varsın boşluk..

varsın gözüm, dilim, etim gibi..


bu, cümlelerimin çözümü,

ruhumun kimyasal çözülümü..

dilimin matematiği..

bu, zihnimin bir türlü bulamadığı x değeri..


boş bir zamanda, boş bulunduğum bir an da boş bir odada yazsam da..

merak içindeyim..

söyle bana!

boşluk nedir ?

yoksa.. nerede gizlidir ?

**

y.a

Yorumlar

hayatınortasında dedi ki…
Gerçek değer gelmesi "boşluk" dolduran değil;
Gitmesi "boşluk" yaratandır.Ö.ASAF

Belki ifade edilen aynı boşluk değil ama, aklıma geldi..eklemek istedim:)
** dedi ki…
çok güzel oldu bu :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta