* evet, mutluluk bir tablodur.. doğrudur evet.. duvarlara asılır, ya da bir madalyon gibi boynumuzda salınır.. belki de mutluluk, ışıldayan madeni bir para.. ve ne kadar ışıldarsa gözlerimiz, bizi o kadar mutlu gösterir.. değil mi derdimiz ; dost, düşman, komşu ve akraba, bir bakkal, ve bir uçtan öbür uca sokağı turlayan, her gün aşina olduğumuz yüzleriyle bastonlu, şapkalı, şemsiyeli, genç ve yaşlı, yorgun ve fileleri ağzına kadar dolu pazar kadınları, eteğini ikide bir çekiştirmekten, bir nefeslik rüzgârda dağılan saçlarını toplamaktan bıkmış, şişirip pembe yanaklarını oflayan puflayan o işveli genç kızlar, peşlerindeki oğlanlar, dünyadaki tüm yayalar.. bizi hep güler yüzlü, mutlu görsün, mutlu bilsin.. ve kapanınca evlere akşam, ya da kör bir sabah vakti iş dönüşü gece vardiyasından, çıkarırız boynumuzdan madalyonu, rafa kaldırırız mutluluğun yaldızlı kitabını, belki de hiç dönüp bakmayız duvarımızda asılı duran tabloya, yatağa giden o küçük karanlık koridorda.. çünkü gün boyu gülen...