Salyangoz



- bir çıtırtı daha duymak istemiyorum..

*

kulağımı dayasam, yine de duyamazdım seslerini..
sonradan,
yani farkında olmadan duyduğum tüm çıtırtıların nedeni,
şu son bir hafta içinde ezdiğim
dört salyangoz..

beşinciyi son anda farkettim.. eğilip izledim..

ben “şu hayat ne tuhaf, ve zengin, renkler nasıl da içiçe geçmiş..” diye sayıklarken,


ayakucuma kadar sürünerek geldi..


bir süre anten gözleri gözlerimde öylece bakıştık..

sonradan,
yani farkında olmadan anladım demek istediğini,

“çekilir misin..?”


yetişmesi gereken bir yaprak vardı..

diğerlerinin katili olduğumdan habersiz
telaşla geçip gitti yanımdan..
pek zahmetli
ve sessiz..

**

y.a

Yorumlar

beenmaya dedi ki…
peki sen kaç kişinin katilisin acaba, sonra ben, o, hepimiz...

farkında olmamak cezada indirim yaptırır mı acaba, vicdanı az buçuk olsa rahatlatır mı bilemedim...
** dedi ki…
hepimiz katiliz bir şekilde.. ve hepimiz kurban.. bu, parçası olduğumuz yaşamın kurgusu.. fakat insanların kendi aralarındaki kıyım, bu kurgunun dışında kalıyor.. belki de içinde.. işte bunu bilmiyorum..
Anonymous dedi ki…
Neden yazıyorsun? neden yazıyorsunuz ve ben neden yazıyorum?. Susmakmı yoksa yazmakmı erdemdir yada diyelimki elzemdir?. Ne saklıyorsun ve ne saklıyorum insan eli değmiş harfler ardında. Kendinimi, bir bilinmez muammayımı yoksa o'numu. Kimi??. Nedir bu sendeki hilekar yazma isteği. Ne vakit, kalemini bırakıpda kendini dinleyeceksin yada bizi. Boş işlerle uğraşıyorsun ey aziz dostum. Gel. İnan bana susmak daha zevkli. Senin o cılız kelimelerin suskunluğumuzun cüssesi karşısında nede çok iğreti duruyor. Geç harflerden ve cümlelerden sus dedikse durma, sukuta gel. Mesih'e sordular. -Bize bir nasihat ediniz. Dedi ki -Susun!!. Kendini çırılçıplak teşhir etmekten vazgeç artık. Kepaze dünyayı bırak sihirli kelimelerle konuşsun dinleyenlerini cezbetsin. Şehvetin kollarında ruhlarını ve kullarını azaba sevketsin. Sen sukut libasına bürün. Harfide cümleyide terket. O vakit bizi daha net duyacaksın. Gel artık özlettin bizi. Dayanılmaz özleminle bozdurdun tılsımı. Gelll...
** dedi ki…
tanrısal hiçbir şeyle ilgilenmiyorum..
Anonymous dedi ki…
Bir gün ilgileneceksin. Biz sukut içinde onları beklediğimiz gibi senide bekleriz. Unutmaki bir vakit bizlerde beklenendik.:) İliklerine kadar Tanrının nefesi üflendi. Unutma!..."İlgilenmiyorum" gibi kebair bir söz ancak katımıza ait olabilir.
deniz dedi ki…
oysa daha geçen gün söz verdim sazanlık yapmayacağım, blog yazılarını sessiz okuyacağım diye. verdiği sözleri itinayla tutsa da insan bazen bu konuda da kaçamak yapabiliyor, kaldı ki bu kaçıncı kaçamak unuttum. artık dur demeliyim de şunları bir yazayım önce.
yazılarınızı takip ediyorum ve okuduklarımı –öncelikle kısa yazıları okuyorum- çok beğendim, düşünceleriniz/tespitleriniz/gözlemleriniz bana göre çok doğru. Burada yazdıklarınızı düzenli takip edenlerin az-çok sizi tanımış olmaları gerekir diye düşünüyorum. sizi düzenli takip ettiği belli olan “adsız” isimli kişinin yazdıkları beni rahatsız etti, eminim siz alışıksınızdır bu yorumlara. bir kere bu kişi neden adsız? (size sormuyorum nerden bileceksiniz). yaradanın 99 ismi olduğu söyleniyor, peki yarattıklarının neden adı yok? madem tanrının nefesi üflendi hepimize, öyleyse bizlerin de en azından bir adı olmalı. tanrı kimliğine bürünüp insanları yargılayan bu tür kişilere kızıyorum hem de çok. eğer yazdıklarınızı gerçekten okuyorsa bu kişi, evrenle bu kadar ilgilenen, bilgili ve duyarlı birinin zaten tanrıya ne kadar yakın olduğunu bilir. hem payda birse bu gruplaşmalar neden? sonsuz bölü bir dört değil.
sevgili salyangozlar için de birkaç cümle: ne şanslılar ki çıtırtı şeklinde de olsa ses verebiliyorlar, elbet duyabilene. ya benim biricik aşkım karıncalar… sessiz sedasız ezilip gidiyorlar. bir arkadaşım karıncalar adına tuttuğum yasa kızıp, “sen hiç doğal seleksiyon diye bişey duymadın mı?” diye epey paylamıştı günün birinde beni hem de bir sürü insanın içinde. hiçbir canlının ölümü benden olmasın desem de, ben de iki Süleymancığın ve sanırım 10-15 karasineğin bilerek katiliyim ve sayısını bilmediğim kimbilir kaç karıncanın... :((
Sevgiler
** dedi ki…
ben isimlere takılmıyorum pek, isimsizlere de.. dileyen dilediği gibi yazsın, düşüncelerini istediği gibi açıklasın, bunlar rahatsız etmez hiçbir zaman..

bu "doğal seleksiyon" popüler oldu, moda terimleri arasına girdi.. bu konuda bişey söylemek istemem pek, ama hiçbir doğal kanun bana git şu karıncayı, salyangozu çiğne demez.. doğal seleksiyon modasına kapılıp dikkati ve özeni dağıtmaktır bu..
honey badger dedi ki…
Katliamlarima asigim... Seninkilere de... Farkinda olmadigini soyleme :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta