Sanat II



*

sanata dair önceki yazımda;

"sanat, başıboş vahşi bir doru at gibi yelelerini savurarak dilediği yere dörtnala koşmalı, uçmalı, dalmalı, ve ne istiyorsa onu yapmalı..

onu dizginlenmiş düşünemiyorum.." demiştim..

işte size farklı bir örnek.. aslında o biraz dizginlenmiş ve kırbaçlanmış ihtiyar bir yılkı..

ama olsun.. at, attır..


miroslav tichy..



1926 yılında, şimdilerin çek cumhuriyeti, o zamanların çekoslavakyasında doğdu.. komünist yönetim, onu farklı olduğu ve düzen için tehdit oluşturduğu gerekçesiyle sekiz yıl boyunca hapse mahkum etti.. yetmişlerin başında hapisten çıktı ve küçük kasabasına (kyjov, moravia) geri döndü.. sağda solda bulduğu kumaş parçalarıyla giysilerini dikti.. sokaklardan topladığı teneke kutular ve gözlük camlarıyla kendine bir fotoğraf makinesi yaptı (bkz. altta ve üstte..) böylece tutkunu olduğu kadın bedenlerini görüntülemeye başladı..



eğer bugün sanat ve sanatçılar bir şekilde ödüllerle ya da yasaklarla dizginleniyorsa, bunun altında yatan asıl neden varolan düzenlerin bozulmaması içindir..

çünki sanat her türlü rejimin başına gelebilecek en güzel tehdittir..


**

y.a

Yorumlar

Aşk ve Zehir dedi ki…
Yokluklardan var edip yaratmak, tutku ve istek!
Ancak dizginlenemeyen bir beyne ait olabilir..

Etkileyici!

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta