Hayat
*
belki,
bir çelişkidir hayat..
görmek için dibini
sarktığımız o karanlık
derin ve soğuk kuyu..
hem de
baş aşağı..
anlatması güç biliyorum
bilmesine de sevgili dostum,
yıl olmuş ikibindokuz
bunun bindokuzyüz
yetmişikisi ve
öncesi de var..
belki,
milyonlarca yıl
sonrası da
varsa
da..
tüm yanılgılar
bir doğumla başlar..
*
ilk ağlayışı kısık gözlerimin
ve emeklerken iki büklüm olmuş
minik bedenimin
ha gayret doğrulduğu o anları
hiç mi hiç
hatırlamıyorum..
sadece bunlar da değil,
mesela;
“anne” demişim ilk
elma diye bıçakla
sol yanağımı çizmişim
ama elmayı da
yemişim..
*
sonra bir gün kaybolmuşum..
onu da hatırlamam
bulmuşlar beni
ya
da
ben bulmuşum yolumu
bir gece vakti..
*
hatırladıklarım da var;
bir ameliyat masası
gülümseyen güzel,
esmer bir hemşire
ve siyah beyaz ekrandan
kimselere görünmeden
hortumuyla yatağıma uzanan
koca bir fil..
ateşler içinde
çıra gibi yanıyordu tenim
dilim pelteleşmiş ve sanki
beynim de şişmiş
bir sünger gibi eriyip
içime çekilmiş..
büyükler teselli verirken
ve bir köşede anne
sessizce ağlarken
başımda ıslak bezle
başucumda kardeş tutmuş elimi
hiç mi hiç
bırakmıyor..
*
bir de şu koca fil
iki olmuş
derken üç..
hortumlarında taşıyorlar beni
götürecekler belli
ama nafile
bırakmıyor ki anne
bir ıslak bez
bir tane daha..
sonunda içi buz dolu kovaya
sokuyor gövdemi
hem de
baş aşağı..
*
ve sönerken alevler
usulca bırakıyor beni filler..
**
y.a
Yorumlar