galiba en güzeli buydu, yarım olmak, kör topal yürümek.. “bana işimi öğretme!” dedi usta„ elinde rendeyle tahtanın üstünde hiç durmadan gidip geliyordu, belli ki işini çok seviyordu„ ihtiyar onu bir kez daha uyarmak istedi, “yanlış yapıyorsun ama!” * adam zaten ter içinde kalmış, yetiştirmesi gereken bir iş var, ve tahtada istediği gibi değil, daha fazla dayanamadı ve rendelediği tahtayı eline aldı ; ”al! oldu işte, hepsi bu kadar, güle güle kullan” diyerek henüz bitmemiş olan bastonu ihtiyara doğru uzattı.. ihtiyar son bir gayretle yanıbaşında oturduğu hızardan destek alarak ayağa kalktı; “işin de baston da senin olsun” dedi ve topallayarak ağır aksak girdiği kapıdan hızla dışarı çıktı.. y.a
Yorumlar
Pusun iz bırakmaması gibi
Karanlık yeşil tepede
Öyle iz bırakmaz ve bırakmayacak
Bedenim bedeninde.
Rüzgar ulumayla karşılaşınca
Geriye ne kalır?
Sen ve ben karşılaşınca
Sırt sırta uykulara dalmalar kalır.
Pek çok gecenin dayandığı gibi
Mehtapsızlığa ve yıldızsızlığa
Çekip gidince ikimizden biri
Dayanacağız biz de yoksunluğa
Leonard COHEN-En Sevilen Oyun
Bu yazı Leonard COHEN'in kitabının önsözündeydi
Akşam kitabı biraz karıştırdım aynı duyguları taşıdığını hissettim ve yazıya ufak bir ekleme olsun istedim.Sevgiler...
ve onun dayanılmaz iç hazzına sevinmelerimizde biterse..
yürüyen kalandan bir adım öndedir çünkü hareket halindedir:)