sessizlik

*

düşünmek insanı erdemli gösteriyormuş, konuşmaksa zeki,, hah, palavra! ya susmak nedir, yarı aralık bir ağız, her an ses verecekmiş gibi, ama susuyor.. nedir o, hepsinden öte.. birşey bildiğimden değil, sizden sakladığım şeyler de yok, pek açıkçası dostlarım, sessizlik; benim geldiğim yerin adı, hepinizin geldiği yer burası..

büyük patlama diyorlar,, bırakın onu, bir kuram olarak kalmaya mahkum olanı, evren üstünde evren diyorlar, boşverin, var ya da yok aldırmayın bunlara..

merak mı ediyorsunuz ne olduğunuzu, vatanınızı, geldiğiniz bu yeri bilmek mi istiyorsunuz, dinleyin öyleyse, çok uzaklarda değil, en çok iki kulağın gerisinde bir yerde, gözlerinizin hemen önünde, eğin başınızı, ama dileyen eğilmeyebilir, kaldırsın başını uzansın göklere o zaman, yerin altı ve üstü birdir ne de olsa, nereye bakarsanız bakın, onu göreceksiniz, renklerden arınmış, içinde hiçbir tınıyı barındırmayan, belki şu dilim müsaade ederse ona “safların safı” demek isterim, işte orası, uzatıyorum parmağımı dosdoğru ve size yerini gösteriyorum,

orası işte,

geldiğiniz yer,

sessizlikler ülkesi..


**

y.a

Yorumlar

deniz dedi ki…
kimi gelir sessizlikten kimi gider sessizliğe...
sessizlik içindeki sesi duyabiliyorsak gelinen veya gidilen yerin önemi yok...
beenmaya dedi ki…
dinlemeyi bilmedikten sonra kkim duyabilir ki sessizliğin sesini...

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta