manzara

*

bazı anları, duyguları ve durumları anlatmaya kelimeler yetmez.. zaten onları açıklamaya hiçbir şey yetmez derler.. fakat bir kare, bir resim, ve bir müzik yeterlidir onlar için.. derler..

bakın,

doğru söylüyorsunuz..

gördünüz mü ? kısaca başımı aşağı yukarı sallıyor ve sizi haklı buluyorum,, ama bu açıklamanızı şeklen doğru, izah edilebilir bir durum olarak gördüğüm için böyle yapıyorum doğrusu,, ve ben, anlayabiliyorum bunu, bu durumu.. evet yine başımı sallıyorum sağa sola, siz tam da sözümü kesecekken,,

gerçekten de bazı şeylerin kendi lisanımızda izahı yok biliyorum, onları anlatmak yerine onları olduğu gibi göstermek en güzeli..

öyleyse çekin perdeyi de izlesinler, çıksın meydana artık şu su götürmez gerçekler..

o gerçek manzara ortaya çıktığında, izleyenlerin her birinin kafasında türlü düşünce, renk ve tanım filizlenmeye başlamıştı.. hepsinin de yüzünde ortak ifadeler vardı, irice açılmış gözler, eller ağızlara götürülmüş,, biraz sessizlik olsa duyabilirdim kalp atışlarını, derin nefesleri ve hıçkırıkları..

bu durumda herkesin söyleyecek birşeyi var gibi görünüyordu,,

perde kapandı, ve ben sahneye geldim,, seslendim hepinize,,

evet!

şimdi kim açıklamak ister bu gördüğü manzarayı ?

ama çıt yok.. dil ağızda küçük bir lokma, yutulup gitmiş..

herkes ne gördüğünü çok iyi biliyordu, fakat görünen, sanki o gözlerde türlü şekillere bürünüyordu,,

birisi kutsal annesini gördüğünü haykırdı aniden,, anne! diyerek bastı çığlığı, olduğu yere yığılıp kaldı..

“hayır o benim annem! “ dedi ötekisi..

“-hayır benim! “

demek ki onlar da annelerini görmüşlerdi bu manzaranın içinde,, sonra bir başkası kaybettiği çocuğunu görmüş olmalı ki sahneye fırladı ve az önceki manzarayı aramaya başladı; “nereye gitti bu! çabuk onu geri çağırın, açın perdeleri! çocuğum! ah! çocuğumu verin bana!”

tahmin edersiniz ki her kafadan türlü ses çıkmaya başlamış ve bu artık durdurulamaz bir hale gelmişti.. arayan ve arananlar içiçeydi,, bir karışıklık vardı,, oysa sahnedeki manzara sadece bir taneydi,, tek bir renkti o,,

yoksa, aynı anda onu izleyen binlerce kişiye binlerce şekilde farklı mı görünmüştü..

“hangi birisini anlatayım ki..” dedi manzara bana,,

kapat şu perdeyi, kapat!

ve sakın bir daha açma..


**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta