notlar


nabuyoshi araki


el michels affair - bring da ruckus


*

utanç, kendini göstermek istemiyor, görmek istemiyor kendini utanç, o kızıl bir lav akıntısı, yüzüne yayılıyor, kızarıyor, kızartıyor, patlıyor ağız yanardağı, yanıyor sözcükler, ve ağız köpük köpük, duymak istemiyor, kendini duymak istemiyor..

*

çok uzun, ama sadece tek bir nefesim var, onu içime çektikçe sorgusuz sualsiz bana doğru gelen, ve beni dolduran bir nefes..
şimdi sessizce gidiyor, iniyorum, ama bir balon gibi de değil;

kuş gibi..

*

geçip gidiyor hayat, diyor,, üstelik bunu içinden; bindiği trenin içinden: cama dayanmış yansıması geçip giderken söylüyor..

*

tepede yakıcı bir güneş varken sığındığı gölgenin insan, ağaç, taş bina, ya da bir korkuluk olmasının önemi nedir ? gözlerini kırpmadan bakabilir artık, yüzünü buruşturmaz,, serinledi ya şimdi, birazdan sorgular güneşin yerine o gölgeyi, sahibini,,

ve şöyle der ;

- sen de kimsin ?

*
usanç gezinmekte aranızda, tek sıra halinde dizmiş sizi,, elinde küçük bir kızılcık sopası var, o kadar tatlı görünüyor ki, incecik, narin ve zayıf bir dal, üstelik bir yay gibi de esnek, başlarda hoşunuza gidiyordu dokunuşları, zevk alıyordunuz, ama şimdi canınız yanıyor artık, sıradan bir kıpırdanış, ve içinizden birinin bağırdığını duyuyorum uzaklardan;

- yeter ama.. hep aynı yere vurulmaz ki!

**

y.a

Yorumlar

beenmaya dedi ki…
peki ya sahip bilir mi ki...
** dedi ki…
çok güzel söyledin, gölgenin sahibi o sıralar güneşte yanıyordu..

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta