notlar

*

çapları öylesine geniş ki kafalarını kaldırdıkları zaman gökyüzünü göremiyorlar,, ağızları kocaman açılıyor,, şaşkınlar,, onları görünce büyük bir ilkellik duygusu kaplıyor içlerini,, hiç hayal edemedikleri bir teknolojiye sahipler,, öyle ışıklı bir fanustan falan da inmiyorlar,, yazıp çizilen abartılan uzaylı yaratıklara ve bizlere hiç mi hiç benzemiyorlar,, büyüleniyorlar,, kendilerini onların karşısında bir arenada öldürülmeyi bekleyen kızgın,, ama yorgun ve yaralı bir boğa gibi hissediyorlar,, yanlarında,, onlarla birlikte bu şaşkınlığı ve büyülenmeyi yaşayanlara bakıyorlar,, nedenini bilmiyorlar ama utanıyorlar,, korku,, birbirlerine daha çok sokulmalarına neden oluyor,, gözucuyla görebildiğim şunlardı; bir kadın hiç tanımadığı,, hayatında hiç görmediği bir erkeğe sarılmıştı,, bir başkası yanında insan bulamadığından olsa gerek,, yanıbaşında onunla birlikte dikili duran ağaca sarıldı,, bir atın,, hatta bir aslanın yelesine tutunanlar gördüm,, hepsi de korkuyorlardı,, gökten inenlere doğru koşanlar,, ve onlara sarılanlar bile vardı,, ayaklarına serildiler,, aman dilediler,, aşkı ilan ettiler,, bir tepenin ardına gizlenmiştim,, olanları izliyordum,, yanımda,, doğuştan sürüngen bir yılan kuyruğunu titretiyor,, tıslıyordu,, parmağımla sus işareti yaparak ona korkma! dedim,, korkma,,

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta