Zehir


dr. phibes rises again (1972)


Rjou Lilah from Kamal Ben Hicham on Myspace.

*

“içim çalkalanıyor sahip, duygularım karmakarışık.. “ dedi kadın..

“öyleyse hiç durulma sultanım.. belki de iyi bir karışım için gerekli olan budur.. “

“ya zehirse.. ya tuzaksa çadırı aralayıp içeri giren dost.. “

“uzak dursun zehir tatlı kadehimizden.. dostlar.. ah.. onlar ne bilir ağız tadını.. kim bilebilir dilinin milyonlarca pütürlü tadını benden başka.. korkma sen, içini ferah tut..”

“yukarıdan aşağı bakmak sana kolay emirim.. lâkin üstüne düşen tek şey sanırmısın ki hilalin altında uyuyan develerin gölgeleri.. bir koku almaktayım nicedir içimi, gözlerimi yakan.. “

“o güzel gözlerin, keskin burnunla neden meydan okursun çöl farelerine.. bu çadıra girmeye cesaret edecek delinin tadına bakacağı son şey işte şu çeliğin tadı, gördüğü son parıltı hançerimin olacak.. hangi akıl onları buraya davet ederse varsın etsin, kime hayır dedim, kim diledi de ona ölümü vermedim.. bilmez misin ki ben dili çatal, dişleri zehir akıtan çöl yılanıyım.. yalnız kızgın kumların altında soğuktur derim, pullu ve kırışık olsam da sürünsem de kartalları aşar boyum.. o halde hangi zehir işler bana.. yeter ki sen..”

diliyle ıslanan işaret parmağı koca şeyhi susturmaya yetti..

“sus..” dedi yarı aralık kan kırmızı dudaklar, dili bir yılan gibi usulca ininden çıkıp dudaklarını yaladı.. sonra da usulca erkeğin ağzına girdi.. şeyhin iniltisi kum fırtınasını bastırırken, kadının gözleri karanlıkta bir hançer gibi parladı..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta