Kordon



*

doğumla gelen bir mesaj vardır; bağlanmayacaksın..

bu yüzden doğa, ilk hamlenin kordona yapılmasını zorunlu kılmıştır.. fakat ne gariptir ki daha ilk günden herkese ve herşeye karşı bir bağımlılık başlar.. hadi bunun zorunlu olan kısmını geçelim demek isterdim, ama orada bile abartılı birşeyler oluyor.. örnek verelim; anne baba ne için vardır.. aslında tamamen kendi gücünü bulup ayakları üzerinde durana kadar çocuğu yedirip içirmek ve yaşadığı toplumun trafik kurallarını öğretmek için vardır.. nedir bu kurallar; büyükleri saymak, küçükleri sevmek, binlerce yıl yaşında olduğu için kutsal sayılan bir takım gelenek ve görenekler, inançlar, vesaire.. bu yanlış eğitimin özünde ise öğrendiğin şeylere bağlanmak koşulu yatar.. ne öğreniyorsan ona bağlanmalısın.. bu, karşıt bir fikir, davranış, ve bir düşman bile olabilir.. ona bağlılığın düşmanlık olmalı.. yakınların, çevrende gezinen insanlar, dayıların, halaların, kuzenlerin, onların kuzenleri (yani kardeşlerin..).. her tanışma ve yakınlaşmada bağlantı gücün giderek artacaktır.. sonra da evlen, büyüsün aile, hoşgeldin kayınvalide hikayeleri.. nedir olan; değişim.. ve değişen tek şey kalabalıklaşmak.. bağımlılıkların artması..


işte budur abartı.. bağımlılıktır bizi asıl üzen.. çünkü her kordon bir şekilde kopmaya mahkumdur.. ölümde duyulan yalnızlık korkusu, gözyaşını değişik yollardan tetikleyip durur, ve biz genellikle yalnızlığın doğru anlamını bilmediğimizden olsa gerek (öğrenilmesi gereken yegane öğreti..) yalnız kalmaktan korktuğumuz için kaybettiğimiz bağımlılıkların ardından gözyaşı dökeriz.. fakat adını böyle anmayız, böyle bilmeyiz.. bu, bizim yarattığımız bir sevgi türü.. içinde korkuyu barındıran, göbek adı bağımlılık olan..

şimdi kesilen her göbek bağında akan o saf gözyaşları nerede.. onlar hepimizin yaşı kadar uzağında, gerisinde kaldı..

y.a

**

Yorumlar

LâL dedi ki…
şimdi kesilen her göbek bağında akan o saf gözyaşları nerede.. onlar hepimizin yaşı kadar uzağında, gerisinde kaldı..

muhteşem olmuş yine.. İltifatı sevmmediğini bilsem de söylemek zorundaydım :)

şimdi, ya göbek bağıyla bağlaymadıklarımız için hırsımızdan ağlıyoruz, yada göbek bağını bizden ayırıp gidenlerin peşinden öfkeyle..


Oysa biz de bunu yapmıştık.. Hem de daha en başında değil mi?
Hayal Meyal dedi ki…
hayran kaldım -yine-
liladreams dedi ki…
bagimli olmamamiz gerektigi icin baglaniyoruz zaten. tipki hava'nin elma'yi isirmasi gibi. mahkumuz baglanmaya, bir omur boyu baglanmamak icin ugrassak da.

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta