Mutsuzluğun Resmi

- orman az biraz ötede..

*

bir kez daha görebilmek için vatanını önüne ne konduysa, yemedi..

haftalarca aç kaldı

sonunda karar çıktı,

kafesi açıp, "özgürsün!" dediler

basın, bu duygusal kavuşmayı görüntülemek için birbirinin tepesine çıkıyordu..

iran kedisinin sessiz ve sakin adımlarıyla çıktı kafesinden, ormanın kokusunu içine çekti, sonra da onu serbest bırakanları sarı bıyıklarının üstünden şöyle bir süzdü..

ve göstermek için minnet duygusunu; kafesin anahtarını elinde tutan adamı pençeleriyle kucakladı..

çığlıklar, flaşlarla birlikte ağızlarda patlıyordu..

kaplan, kendisine bahşedilmiş olan bu ödüle karşılık olarak efendisini afiyetle yemiş, açlığını gidermişti..

kim almıştı özgürlüğünü ?

kimler geri veriyordu ?

öyle bir oyundu ki;

birileri özgürlük istiyor,

birileri alın sizin olsun diyor,

birileri de onu ucuza alıp, pahalıya satıyordu..

hiçbir şey bedava değilmiş.. palavra..

elbette kaplan ormana geri dönemedi..

iki kurşun yetti;

biri alnından,

biri de boş karnından..

bir de yavrusu vardı kaplanın..

henüz açılmamış gözleriyle kafesin bir köşesine sinmiş annesinin son iniltilerini dinlemekte..

özgürlük nedir,

ölüm nedir bilmiyor..

muhtemeldir ki gözleri açıldıktan ve kafesinde büyüdükten yıllarca sonra özgürlüğü annesi kadar istemeyecek..

kafesinden çıkarıp yavruyu; uzun altın sarısı saçlarına renkli kurdelalar bağlı, kırmızı patikli, ışıl ışıl parlayan gözleri ve pembe yanaklarıyla sevimli mi sevimli bir kız çocuğunun kucağına verdiler..

oracıkta mutluluğun resmini çekip,

anı ölümsüzleştirdiler..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta