Huzur

"huzursuzların oynadığı oyun ; huzur.."

*

- ah!. huzur istiyorum.. biliyorsun değil mi huzur nedir ?

- şu an ihtiyacın olan her neyse ona sahip olmaktır..

- diyelim ki sana ihtiyacım var ama yanımdasın.. öyleyse neden huzurlu değilim?

- varsayımlar seni huzurlu yapmaz..

- sen huzurlu musun peki ?

- huzurlu olduğumu varsayıyorum..

- kendini kandırıyorsun yani ?

- kendimle birlikte.. seni de..

- varsayımlar seni huzurlu yapmaz demiştin..

- öyle mi dedim!

gözlerim yapışıp burnuma, sana baktım.. saçlarım şok yemiş kedi tüyü gibi.. dikilip sertleşti..

- aaa! öyle mi dedim gerçekten!

onun için dünyanın en bilge maymunuyum ben.. şov için sadece bir ağaç ve muz gerekiyordu.. muza basmış gibi yapıp banktan kayarak hızla yere düştüm..

- hahaha! ne dediğini bilmiyorsun! ne yaptığını da! haha.. maymunsun sen!

ağaca tırmandı bu maymun..

dal kırıldı ve düştü..

- hahaha! ne yapıyorsun orada öyle!

çok güçlü olduğumu iddia ediyorum.. ağaca sarılıp, yeniden bir koala gibi tırmanıyorum..

tam tutacakken diğer dalı,

tutkulu bir aşık gibi,

ama dudakları değil,

yeri öpüyorum..

- hahahaha..! yeter artık gel buraya maymun seni!

parkta iki yaşlı şaşkın bizi izliyor.. bekçi yaklaşırken düdüğünü çalıyor..

sana doğru bir maymun gibi yürürken,

varsaydığım muza yine basıp,

hoşuma giden kahkahalarını duymak için

bir daha öpüyorum yeri

sonra da seni..

- hahaha!

ikimiz de istediğimizi alıyoruz..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta