ruhun anladığı dil 1

*

- burası tek tip suçluların kaldığı bir cezaevi

- ne tür bir suç ?
- tecavüz..
- gördüğüm kadarıyla büyük bir cezaevi
- ehh.. türünün tek örneği diyebiliriz.. oldukça büyüktür.. bununla da gurur duyarız..
- gerçekten çok güzel, mimarisi de hoşuma gitti..
- gotik bir hava yaratmak istedik.. devamlı müzik yayınımız da var.. projeyi çizen, burada yatan bir mahkum..
- o da mı tecavüzden ?
- evet buradaki mahkumların hepsi tecavüz suçları nedeniyle yatmaktalar..
- hımmmm.. bu müzik.. gerçekten insanı dinlendiriyor.. bir çeşit ilahi gibi.. müzik bilgim çok iyidir fakat bunları ilk kez duyuyorum..
- çünkü bunlar mahkumların kendi eserleri.. sadece burada yayınlıyoruz..
- çok ilginç..! üstelik tecavüzcü bunlar !
- evet ama bir farkla, tecavüz edip öldürenleri kabul etmiyoruz..
- neden ?
- o cinayete giriyor.. onlar için başka cezaevleri var..
- neden ? yani.. neden sadece tecavüzcüler burada..
- kendilerini rahat ettirmeye çalışıyoruz.. bilirsiniz, tecavüz kişi de ağır travmalar yaratabilir..
- bu kurbanlar için geçerli diye biliyorum !
- her iki tarafta yaşıyor aslında.. kurban olaydan itibaren, suçlu ise daha öncesinde yaşamaya başlıyor bu travmayı..
- bir şey anlamadım.. anlamaya çalışıyorum.. ama anlamadım!
- şöyle izah edeyim; örneğin onikinci koğuşta yatan altmışaltı numaralı mahkumu ele alalım.. beş yıl önce yaşlı bir kadına tecavüz etmiş.. yapılan terapiler ve testler sonucunda, tecavüzün altında yatan asıl nedenin, mahkumun çocukken annesinden yediği dayaklar olduğu tespit edilmiş.. kafasına çok sopa yemiş.. hatta bu sopaların bazıları kafasında ve kalçasında kırılmış.. ayrıca dayaklar yüzünden hastanelikte olmuş.. annesini model almış ve hayatı boyunca kadınlara karşı içten içe nefret duymuş.. ve yaşadığı bu travma içinde kapanmayan gizli bir yara olarak tecavüz anına kadar büyümüş.. zavallı yaşlı kadın da bu travmanın kurbanı..
- merak ettim yaşlı kadına ne olmuş peki?
- huzurevinde.. arada bir mahkumu ziyarete gelir ?
- nasıl yani! aralarında duygusal bir bağ oluştu sanırım!
- tabii ki kadıncağız mahkuma bu travmadan kurtulması için yardımcı olmak istiyor..
- şaka gibi !
- buraya tekrar bakınız.. sizce öyle mi görünüyor?
- anlamadığım bir konu var.. mahkumların işledikleri suçlar nedeniyle uğradıkları bu travmayı neden bu kadar önemsiyorsunuz ? madem önemsiyorsunuz neden onları burada tutuyorsunuz? aslında burası.. nasıl desem.. yani şu mimariye bakın! bu müzikler! odalarınızı gezdim.. oda diyorum, kesinlikle koğuş ya da hücre gibi durmuyorlar.. herşey var.. lüks bir otelin kral dairesi gibi dizayn edilmiş! yani inanın burada kalmayı ben bile çok isterdim..
- ama bahçemizi gezmediniz henüz ! sizi temin ederim orayı gördüğünüz de şu ana kadar görmüş olduğunuz her şeyi unutacaksınız..dünyanın değişik yerlerinden pek çok nadide çiçekler sadece burada yetiştiriliyor.. siz de bilirsiniz ki çiçekler de tıpkı müzik gibi tedavinin önemli bir parçasıdır..
- gerçekten şaşırtıcı.. insanda tecavüz etme isteği uyandırdığınızın farkında mısınız ?
- hayır hayır.. burada cezasını tamamlayıp da tekrar tecavüz suçundan gelen bir mahkum olmadı şimdiye kadar..
- çok ilginç..! çünkü ben olsam buradan hiç çıkmak istemezdim.. neler oluyor da buradan çıkanlar tekrar tecavüz etmiyor hayret doğrusu! üstelik bu mahkumlar… hiç tecavüzcü gibi de durmuyorlar.. her biri sanki derviş edasıyla geziniyor.. neler oluyor burada söyler misiniz ? büyük şok yaşıyorum şu an!
- sakin olunuz..
- sakin mi ? aslında sakin biriyim evet.. ama şu mahkumlar kadar sakin olamıyorum haklısınız.. lütfen anlatın neler oluyor.. bu rahatlığın, lüksün altında ne var ?
- hiçbir şey yok
- yalan söylüyorsunuz..
- peki şöyle izah edeyim; siz hiç, bir kadına tecavüz ettiniz mi ?
- öyle mi görünüyorum ? ne münasebetle böyle sorarsınız!..
- bu mahkumların da öyle görünmediğini söylemiştiniz ama.. bunu bilemeyiz değil mi ?
- sizi temin ederim bu lüksü yaşamak için dahi olsa yapabileceğim bir şey değil..
- az önce böyle söylemiyordunuz..
- söylediklerim sadece şaşkınlığımı belirtmek içindi..
- buna inanmamı beklemiyorsunuz herhalde..
- konu ben değilim, sınırınızı aşıyorsunuz..
- aslında konu sizsiniz..
- nasıl yani ?
- bir deney tüpünün içinde olduğunuzu düşünün.. henüz bir şey yaşamadınız.. basit bir karışım olarak öylece doğru anı bekliyorsunuz, şu ana kadar sadece izlediniz.. bu izledikleriniz bile sizde tecavüz etme isteği uyandırıyorsa bu kadar kolay uyanan bir istek sorgulanmalı, incelenmeli.. bir şeyleri çalmak suçtur.. ama canlı bir bedene sahip olma dürtüsü ondan daha ağır ve adi bir suçtur.. oysa insan hırsızlık yapma kararı alırken tecavüz etme dürtüsünden daha çok sorgular kendini.. o yüzden tecavüzü hayvani bir güdü olarak ele alıyoruz.. evet burası bir hapishane değil, sadece rehabilitasyon merkezi.. ve potansiyel tecavüzcüleri burada rehabilite edebiliyoruz..
- bunun benimle ilgisi ne ?
- az önce kayıt işlemleriniz karınız tarafından tamamlandı..
- karım mı! ne işlemleri! boşanmayı bile istemeyen birisi.. nasıl olur da böyle bir şey yapabilir ? ayrıca benim onayım olmadan bunu nasıl kabul edersiniz!
- sizin onayınıza gerek yok çünkü bizim izlenimlerimize göre zaten potansiyel bir tecavüzcüsünüz..
- bu ne cüret! benimle nasıl böyle konuşabilirsiniz!
- yaklaşık bir saattir burayı hayranlıkla geziyorsunuz.. mahkumlara imrendiğinizi bile söylediniz.. zavallı yaşlı kadın örneğinde ise hoşunuza giden şeyler oldu.. tecavüzcüyle kurbanı arasında duygusal bağ oluştuğunu da ilk kez sizden duyuyoruz ayrıca.. oldukça deneyimlisiniz anlaşılan..
- sadece konuşulanlara bakarak beni yargılayamazsınız!
- üzgünüm bunu şimdi yapmalıyız.. ileride olası tecavüzlerinizi engellemenin tek yolu bu.. aksi durumda olası kurbanların hayatları onarılmaz yaralar alıyor.. üstelik burayı da sevmiştiniz..

görevliler sakin adımlarla yaklaşıp koluna girdi.. musiki tadında bir müzik, daha çok ilahiyi andıran bir ses tüm salona yayılıyordu.. kendisine bir yaka numarası verdiler, temiz çarşaflar ve battaniye.. giderek çırpınışları azaldı, bedeni yorgun düştü, sesi kısıldı..

karısı gözyaşları içinde kendisine uzatılan belgeleri imzalarken güçlükle ayakta duruyordu.. doktor, bahçeden özenle toplanmış renkli ve hoş kokularla dolu bir çiçek demedini kadına uzatarak;

"dilediğiniz zaman ziyaret edebilirsiniz.." dedi..

kısa bir süre sessizce çiçeklere, aşık olduğu adama baktığı gibi baktı, onları kokladı ve gülümseyerek içinden;

"her gelişimde bu çiçeklerden alacaksam neden olmasın.." dedi..


**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta