melek 8

*

Küçük fare burnunu delikten dışarı çıkarıp, bir kez daha peynir kokusunu içine çekti.. Bu dayanılmaz, karşı konulması imkansız bir kokuydu.. Özellikle de günlerdir midesine tek bir lokma girmemişken.. Daha da uzattı burnunu, biraz sonra da başını delikten dışarı çıkardı..

Ürkek ve dikkatli adımlarla yavaşça ilerledi.. Yaklaştıkça peynir kokusu tüm varlığını sarıp sarmalamaya başladı.. Bir hayal aleminde gibiydi.. Ya da denizde bir akıntıya kapılmış peynir denizinin beyaz kıyılarına doğru sürükleniyordu..

Çok savunmasız ve güçsüz kalmış bir fareydi.. Yapabileceği hiçbir şey yok.. İki yavrusu da hemen arkasından onu takip ediyordu.. Doğar doğmaz açlık nedir, nasıl bir şeydir çok iyi öğrenmişlerdi fakat bir gün daha dayanacak güçleri de kalmamıştı minik bedenlerinde..

Peynir, kapana özenle yerleştirilmişti, dikkatlice..

Minik fare daha önce de bu ölümcül tecrübeyi yaşamış ve annesini oracıkta kaybetmişti..

Şimdi sıra kendisinde miydi ?

Tüm annelerin sonu böyle mi olacaktı ?

Ne olduğu önemli değildi artık.. Önemli olan yavrularının yaşamasıydı..

Kapanın etrafında sessiz adımlarla birkaç tur attı.. Peynire yaklaştı.. Uzanmadan önce, geriye dönüp yavrularına son kez baktı.. Önceden sıkı sıkı öğütlediği gibi, iki yavrusu da onu biraz geride bekliyordu..

Kapana yaklaşmıyorlardı..

Geri dönemezdi artık.. Bu iş bitmeliydi.. Yoksa açlıktan hem kendisi, hem de yavruları ölmek üzereydi. Gözlerini kapatıp, küflü peynir kokusunu derin derin içine çekti.. Şimdiden doymuş gibiydi! Kokusu bile yetiyordu başının dönmesine.. Gözlerini açmak istemedi.. Akıntısında sürüklendiği kıyının kenarında biraz daha durdu.. yaklaştı..

Ve peyniri ısırdı..

Kapan, bir anda alıverdi minik fareyi dişlerinin arasına..

Gözlerine kan yürüdü..

Acı ve karanlık.. Herşey bir anda olmuştu..

Bitmişti..

Her ikisi de görevlerini yerine getirmişti..

Kapan fareyi almış peyniri serbest bırakmıştı..

Yavrular korkarak yaklaşıp önce annelerini kokladılar..

Bu koku! peynirden bile güzel !

Fakat fazla zamanları da yoktu.. Kapan annelerinin cansız bedeniyle oyalanırken, peyniri hemen oracıkta paylaştılar.. Çok adil bir şekilde.. Yarı yarıya..

Annelerini orda bırakmak zorunda olduklarını biliyorlardı.. Zaten onunla böyle anlaşmışlardı.

Önce anne gidecek, Kapanla oyun oynayacak..

Sonra da peynir yavruların olacaktı..

Bir başka sefere,

Bu sevimsiz oyunu annesiz oynamak üzere,

karınlarını şişirmiş olarak, minik adımlarla hızla uzaklaştılar..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta