yabancı

saf tutup bir çizgiye asılmış sıra sıra notalar gibiyiz
fakat müzik, müzik değil; duyduğum sadece kalın bir “do” sesi..


toplumlar öyle bir noktaya geldi ki “yabancılaşma” artık tek başına birşeyleri açıklamaya yetmiyor.. burada bölünme çok çeşitli şekillerde ve hızla devam ediyor gibi görünse de asıl bölünme yabancılaşma konusunda oldu..

topluma yabancılaşanlar, ve kendine yabancılaşanlar, işte bizim gerçek paydalarımız bunlar.. kendimizi bir grubun, partinin ya da bir spor takımının içinde ve onlara bağlı bireyler olarak görüyor olsak bile, bu türden bir bölünme, ve bir kimliğe bürünmek; içinde bulunduğumuz şu zavallı durumu asla tek başına anlatmaya, açıklamaya yetmeyecek.. hemen bir çizgi çekip altımıza şunu yazmalıyız; çünkü problem sinsi bir şekilde orada öylece yatıyor; "bizler yabancıyız.."


işte tam da şu an sorulacak olan soru, verilecek cevabın önemini kat kat artırıyor; neye karşı yabancılık çekiyoruz, kendimize mi ? yoksa içinde yaşadığımız bu topluma mı ? 


kendisine yabancılaşan insanların sayısı öylesine kalabalık ki, onların bu sayısal gücü; toplumu oluşturuyor..


durum böyle olunca, kendisine yabancılaşmış insanlardan oluşan bir topluma yabancılaşan insanlar genellikle garip, tuhaf ve kesinlikle ezilmesi gereken sinek muamelesine maruz kalıyor.. sinek burada küçük, fakat parazit gücü yüksek, ve sayısal olarak büyük bir bütünü temsil eder.. bu haliyle bile topluma yabancılaşmış bu “azınlık” aslında çoğunlukmuş gibi, ve çoğunlukla da zararlı olarak algılanır..

bir adam ellerine uzun uzun bakıyor, onları seviyor, ve bir sevgi gösterisinde bulunuyor, elleriyle yüzüne dokunuyor, bundan derin bir haz alıyor..

onun hareketlerini şaşkınlıkla izliyoruz, ona acıyor, ve onu zavallı buluyoruz..


bu “yabancı”ya acaba içimizden biri gidip şunu sorabilir mi lütfen ?
- hey sen, aklını mı kaçırdın ? insan kendisini böyle sever mi ?


ellerini aralar, yüzünü ortaya çıkarır, soruyu soran adama bakar, fakat onu tanıyamaz,  çıtı çıkmaz, ona ne söyleyeceğini dahi bilemez..

çünkü bu soru karşısında kendisi de şaşkındır, en az onlar kadar


en az benim kadar..


y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta