- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kayıtlar
Kasım, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
bir kitabı yağmalıyorlardı, bir romanı, bir düşü parçalıyorlardı„ her gelen, bir cümleyi kesip cebine atıyor ve hızla oradan uzaklaşıyordu„ haliyle olay yerine geldiğimde cesedi teşhis edemedim, onu tanıyabilmek için kalbimin kaldıramayacağı şeylere bakmak zorunda kaldım, biliyordum bir son vardı bu hikayede„ onu bile almışlar„ benden beklentileri vardı sevgilimin, ailemin.. patronum -hadi bakalım, göster hünerini! demişti, sonra ne yaptım biliyor musun; meşaleyi yaktım ve o alev topunu hiç düşünmeden gırtlağıma kadar soktum! ciğerimi dağladın adamım! dedi, artık ayaktaydı, küçücük odada gidip gelmeye başladı, sonra birden durdu, tam önümde durdu, gözlerini gözlerime dikti ve gülümsedi, o telaşlı hali gitmiş gibiydi, iki eliyle kafamı kavradı, öpecek sandım beni, hırıltılı bir sesle - ama sen de haklısın, bu ateşi başka türlü söndüremezdin, biliyorum.. ah evet kendimden biliyorum! çünkü bu salak toplumda güzel şeyleri paylaşmak adettendir, ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
konuştuğumda sustuğumu biliyordu, konuşarak susuyordum, dinliyordu beni ve anlamıyordu, duyuyordu ama ne diyordum ben! bilmiyordu, biraz yavaş git! dedi nihayetinde, rayların ortasına geçip iki elini kocaman açarak durdurmuştu treni, ıslık çalarak ve parmak uçlarına değinceye kadar kayarak durabilmiştim,, sustuğumda konuşuyordum ben, sonunda anlamış olmalıydın ki sen de konuşmaya başlamıştın, gürültülü bir sessizlik dolmuştu odaya sesin ve kelimelerin, nefesin ve iniltilerin içinde ve karanlık bir tünelde kaybolmuştuk seninle..
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
dıştan içe, içten dışa doğru gidip gelen şeyler vardı bu hayatta, içimiz dışımız birbirine karışır, karışanlar ayrışır, ayrılanlar sonra yeniden kavuşurdu, sadece kavuştuklarıyla kalırlardı, tanış olmazlardı, belki bir an olur da karşılaşırlarsa biryerlerde; hemen gülümserdi acemiler.. bu acemiler, aslında durumun farkında olmayanlardı, kendilerini bilmezlerdi, anlatmaya çalışsaydınız, dinlemezlerdi, ama bilenler, birbirlerini gördüklerinde gözleri yaşla dolanlardı, tabii ya onları başka nasıl bilebilirdiniz, nasıl tanıyabilirdiniz ki ? başka yolu yoktu, parola, tanıdık gelebilecek bir işaret, bir ses, hiçbir şey size onları gösteremezdi.. ama bakınca, ilk gözlerinizi görmüştüm, neden susuyorsunuz, konuşmuyorsunuz diye sorduğumda elbette biliyordum cevabı, zira bir musluk gibi açılacaktı gözleriniz tutuyordunuz kendinizi tutukluydunuz bu hayatta benim gibi..
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
remember, remember, the 5th of november saatin tiktakları gibi bişey, bi his.. sadece zamanı gelince böyle oluveriyorsun, dönüştüğün şey yine sensin, eskilerden bir sen, ya da hiç tanışmadığın sen, bir nedeni yok,, onunla karşılaşmak sürpriz olmuyor senin için, bir özlem duymuyorsun, ellerini iki yana açıp kendinle kucaklaşmayı da beklemiyordun; çünkü sen, aynada izlerken kendini, o arkandan yaklaşıp, sana sarılıp, içine geçip; seni ele geçirip sana teslim oluyordu, sen de zaten ona teslim olmuştun.. adına özgürlük denen şey işte buydu..