hasta

değerli dostum,

sana bunları bir hastane odasından yazıyorum,

ve evet, daha önce de söylediğim gibi, şu sıralar bir deneme yazıyorum..

roman için taslak anlamına geliyor bu, orada bir kadını anlatıyorum, kendini öldürmek isteyen bir kadın, ama bunu başaramayacağını anlayınca tuhaf bir şekilde seri katile dönüşüyor, ve genellikle kendisi gibi olan kadınları bulup önce onların güvenlerini, sevgilerini kazanıyor, sonra da planladığı gibi bir geceyarısı, ya da sabahın ilk ışıklarına doğru, kurbanı eterli bir mendille uyutuyor, bileklerinde ince ve derin kesikler açarak onları orada öylece bırakıp gidiyor, tabii ki kurban kan kaybından ölüyor..

bu karanlık öykünün öncesinde kadının henüz bir bebek olarak dünyaya gelmediği dönemlere, yani annesiyle babasının bir kır gezisinde tanıştıkları o güne dönüyorum.. kadın doğaya aşık, güneşe bakarak gözlerini kırpıştırmaktan, toprakta yalınayak yürümekten zevk alıyor, biraz düşüncesizce belki, ama düşündüğü ve daha önceden planladığı kesin; gruptan ayrılıyor, çok geçmeden ayağı, ve aşağı kayıyor, kendini bir yardan yuvarlanmış ve derenin kenarına istiflenmiş halde buluyor, o arada neler oldu bilmiyor elbette, bayılmış, kendine geldiğinde yüzü ve elleri kan içinde, ama yüzünde yara yok, bir adamın kucağında, kurtarıcısının kalın ve sakin sesi bir uğultu gibi giriyor kulaklarına, adamın başının hemen arkasına güneş saklanmış, işte tam da bu yüzden adama bakarken gözlerini kırpıştırmıyor, ve onu görüyor, evleneceği adamı, bileklerinden kan sızarken, onun kucağında nasılda mutlu olduğunu hissediyor.. ama geçirdiği travma ve vücudundaki kırıklara daha fazla direnemiyor, duyduğu büyük acı nedeniyle yeniden bayılıyor,,

bir süre sonra bir hastane odasında,
bir bebeğin uğultulu ağlama seslerine uyanıyor,,


ah, dostum,

bu manzarayı görmeni çok isterdim;

adamın kucağında bir kadın
kadının kucağında bir bebek


bilekleri
o ilk tanıştıkları gün gibi 

ince şeritler halinde uzanan 
yeşil damarlarla bezeli

ve bana inanır mısın bilmiyorum ama;

içi kan dolu!

**
y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta