solak

*

solakmışım..

bunu yeni öğrendiğimde sanki sol elimi henüz kaybetmişim gibi bir hisse kapıldım..

inkâr yok, biraz hüzün..

oysa çocuktum bir zamanlar, solum, sağımı sollamıştı..

yemeği ilk kaşıkladığım gün, kalemi elime ilk aldığım o an..

uzun zamandır durmadan kasılıyordu solum, karıncalanıyor ve beni rahatsız ediyordu ;

anne! hatırlamıyorum ama, çocukluğumdan kalma sol elime dair bir hikayen var mı ?

ah, evet oğlum.. çok kızardık sana.. sol elinle yeme, yazma, tutma diye.. zor oldu sana sağ elini kullanmayı öğretmek..

bakın, hayatımızın şekillendiği yerdir orası.. o beşik hayatımızın en sıcak yuvasıdır..

düşünün ki orada, annenizin işaret parmağını avuçladınız..
onu sevdiğinizi söylüyorsunuz
konuşamıyorsunuz ama, işte konuşuyorsunuz elinizle
hangisi olursa artık, sağ ya da sol,

ona dokunuyorsunuz..


**

y.a

Yorumlar

crazywomenrosemary dedi ki…
Evet solak bir çocukluk geçirdim ben de,babam sağımı kullanmam konusunda ısrarcı oldu her iki elimide kullanabiliyordum ama baskın olan yanım soldu,sizin deyiminizle solum sağımı solladı geçti.AMA bunu ilk okul öğretmenimin babamla konuşmasının sonucu özgürlüğüme kavuştum
Lise yllarımda Makina ressamlığında okuduğumda Çizim apareyleri sağ elini kullananlara göre üretildiği için tam 3 yıl apareyle boğuşmamız sonucu inadım sayesinde bölümümü l.likle bitirmiştim.
Yazınızda bu konudan beşikten annemiizin parmağına sıkıca tutunma sahnesine çok duygulandım.çok güzel bir yazı yumuşak ve anlamlı geçişler..
Anonymous dedi ki…
ilk zamanlarda zorla değiştirilen alışkanlıklar ilerde yaşamı etkileyen ufak yada devasa oluşumlar yaratabiliyor..engel olsaydık belkide daha iyi hissederdik..belkide bunla daha ayrıcalıklı ve mutlu olurduk.

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta