düşünlerim
*
mevlananın olağanüstü kehanetleri
mevlana 13. asırda atom bombasının tehlikelerinden söz ediyor. dokuz gezegenin bulunduğunu söylüyor. (buraya dikkat;) "oysa bilim bunu ancak 1930 da ortaya koyabildi."
milliyet gazetesinden bir saçmalık..
*
ne denir ki size ?
üstelik niye birşey söylemeliyim ki.. nefesimi tuttum izliyorum sadece, tutuldu daha doğrusu..
herşeyde bir dini motif arıyor, arattırıyor, dayatıyorsunuz..
isterse binlerce yıllık geçmişiniz ve karanlık gelenekleriniz olsun, o kadar boş, öylesine boşluksunuz ki içinize çökmüş, ve bu derinliği bir erdem olarak görmüşsünüz kendi sığ sularınızda..
sizler, mezar ve ölü seviciler,
sizin de yitip gideceğiniz bir zamanın, bu hayatın içinde bir yerlerde saklı olduğunu iyi biliyorsunuz, işte bu endişenizden olsa gerek tüm çırpınışlarınız, tarihte iz bırakma çabalarınız..
ama boşa yırtınıyorsunuz..
tarih ve kutsallar sadece sizin için var.. onlar, sizin yaratımlarınız..
hayatın, canlılığın, şu uzayın içinde olup bitenlerin notlarında böyle şeyler yok..
milattan önce ve sonrası yok!
antikalar, tarihi eserler, tarihi kişilikler, kutsallar, mübarekler, merhumlar ve veliler yok!
sizler,
bildiğini kendine inkâr edenlerdensiniz..
gözlerinizi kapatıyorsunuz, bir huşu içindesiniz, ve gördüğünüz şeyler de var, doğru, lakin neyi nasıl göreceğinizi bilemiyorsunuz, sanıyorsunuz ki bir ulvi düşünce yatıyor bunun ardında..
ve bunun sarhoşluğuyla dönüyorsunuz..
evet,
elbette,
herşey döner..
ama sizin gibi değil..
**
y.a
mevlananın olağanüstü kehanetleri
mevlana 13. asırda atom bombasının tehlikelerinden söz ediyor. dokuz gezegenin bulunduğunu söylüyor. (buraya dikkat;) "oysa bilim bunu ancak 1930 da ortaya koyabildi."
milliyet gazetesinden bir saçmalık..
*
ne denir ki size ?
üstelik niye birşey söylemeliyim ki.. nefesimi tuttum izliyorum sadece, tutuldu daha doğrusu..
herşeyde bir dini motif arıyor, arattırıyor, dayatıyorsunuz..
isterse binlerce yıllık geçmişiniz ve karanlık gelenekleriniz olsun, o kadar boş, öylesine boşluksunuz ki içinize çökmüş, ve bu derinliği bir erdem olarak görmüşsünüz kendi sığ sularınızda..
sizler, mezar ve ölü seviciler,
sizin de yitip gideceğiniz bir zamanın, bu hayatın içinde bir yerlerde saklı olduğunu iyi biliyorsunuz, işte bu endişenizden olsa gerek tüm çırpınışlarınız, tarihte iz bırakma çabalarınız..
ama boşa yırtınıyorsunuz..
tarih ve kutsallar sadece sizin için var.. onlar, sizin yaratımlarınız..
hayatın, canlılığın, şu uzayın içinde olup bitenlerin notlarında böyle şeyler yok..
milattan önce ve sonrası yok!
antikalar, tarihi eserler, tarihi kişilikler, kutsallar, mübarekler, merhumlar ve veliler yok!
sizler,
bildiğini kendine inkâr edenlerdensiniz..
gözlerinizi kapatıyorsunuz, bir huşu içindesiniz, ve gördüğünüz şeyler de var, doğru, lakin neyi nasıl göreceğinizi bilemiyorsunuz, sanıyorsunuz ki bir ulvi düşünce yatıyor bunun ardında..
ve bunun sarhoşluğuyla dönüyorsunuz..
evet,
elbette,
herşey döner..
ama sizin gibi değil..
**
y.a
Yorumlar