tanrının oyunu
*
kıytırık bir gezegen..
gözlemlere göre tahmini yaşı 14milyar yıl olan evrenin içinde yuvarlanıyor..
abartılı bir ölçü kullanmak istersem; minik, renkli bir bilye..
çocukken severek oynadığım bir oyun..
işte bu kıytırık gezegenden yola çıkıp evrenin uçlarına doğru bir tatile çıkmak istesem, ve bilyemde o sıralarda ortalarda bir yerlerde olsa; sanırım 7milyar yıl sürecek olan bir yolculuk beni bekliyor demektir, tabii ışık hızında..
bazı halüsinasyonsever tarikatlerin yaptığı gibi işi sulandırmak istemiyorum; yani ne müthiş bir büyüklük, bu nasıl bir güç, biz neyiz, kimiz, minicik minnacık birşeyiz, hey ulu manitu! gibi duygusal hezeyanlara girmenin alemi yok.. zaten duyamıyorum sizi..
kimi ne kadar küçük! olduğundan dem vurur, kimi de büyüklüğünü anlata anlata bitiremez..
açıkçası her iki tür de bana göre tuhaf varlıklar..
onlara şunu sormak istiyorum; bir aynaya ayna tutsanız ve içindekileri saymaya kalksanız, kaç tane ayna sayardınız ? hadi çıkın işin içinden..
üstelik işin ucunda ve sonunda aynanın hepsinden daha küçük, ve hepsinden daha büyük olma durumu da varsa..
ama siz ne yaparsanız yapın, her türlü sayım, ölçüm, analiz ve karşılaştırmalar aynanın, pardon gezegenin! bu evrende kıytırık bir bilyeden başka birşey olmadığı gerçeğini saklayamıyor..
onu iki parmağımın arasına sıkıştırıp,
tıp! fırlatıyorum..
dönerek gidiyor ve deliğin içine düşüveriyor..
siz artık onun adına ne derseniz deyin,
kara delik, kuantum bilmecesi, kütle çekim kanunu, paralel evrenler vs..
ama oyun,
benim oyunum..
**
y.a
Yorumlar
Metniniz çok anlamlı..:))