hayalet

*

geceleri bazı şekiller görüyorum,,

gözlerim açık onların hareketlerini izliyorum.. bazen duvara yansıyor, yüzeyde kayarak ilerliyorlar, sonra yavaş yavaş kendiliğinden kayboluyorlar,, yanıbaşıma kadar geldikleri de oluyor..

korkmuyorum, sakin bir şekilde izliyorum, şekillerin benim için bir anlamı yok ama yine de merak ediyorum onları,, kimi zaman insan suretindeler, kimi zamansa tüylü bir hayvan, ya da başka bir şeye benziyorlar,

yani bir eşyaya,,

bu yıllardır böyle..

onların varlığına çoktan alışmıştım, korkutmuyorlardı beni,, onlar gittikten sonra yeniden uykuya dalıyordum..

peki neden sadece geceleri geliyorlar, neden uykumu bölüp davetsiz bir misafir olarak ziyaret ediyorlar beni ?

şimdiye kadar gördüklerimden uzun ve heyecanlı bir hayalet öyküsü çıkarabilirdim..

bir gün yine kafamı ellerimin arasına almıştım;

neden böyle oluyor ? neden gündüzleri gelmiyorlar ki ?

sonra şu düşünceyle irkildim aniden ;

- ah, tabii ya!

bir gece uykuya direnip hiç uyumadım..

evet tahmin ettiğim gibiydi, ortalıkta yoklardı..

sabaha doğru uykusuzluğa yenik düştüm, gündüzün sıcak ve parlak ışığı, şehrin gürültüsü altında kanepede uyuyakaldım..

bir süre sonra uyandım,,

işte yine oradalar, karşımda duran koltuğun üstüne oturmuşlar,,

onları izledim,
izledikçe ufaldılar,
küçüldüler,
yok oldular..

hepsi hepsi buydu işte.. yapabildikleri sadece buydu..

anlamıştım ki;

içimden dışıma taşan o kısacık anda uykuda olduğum saatleri bana unutturan, ve kendisinin büyük bir zevkle keyfini çıkardığı o renkli rüyaların bir kısım görüntüleriydi bunlar,,

evet ben uyanıktım,

beynim de birazdan uyanacaktı,

ve ben onu

uykuda yakalamıştım..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta