Kayıtlar

Kasım, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

yağmur

ağır ağır kapanırken bulutlar, bu perdelerin ardında ne var ? ayağa kalkıyor ve sahnenin önüne kadar yürüyorum,, alkış sesleri yeri göğü yırtıyor, beni inletiyor,, alkış alkış alkışlar.. bu dinmek bilmeyen yağmur, kimin için ? sanki yeryüzünde ilk defa böyle birşey oluyormuş gibi, şaşkın ve heyecanlı gözlerimi toprağa dikiyorum.. toprak suyla dolu.. ellerimde şekillenen çamur, işte şimdi birşeye benziyor.. ** y.a

bad things

Resim

ayna

* aynada kendime uzun uzun bakamıyorsam bunun nedeni; bir başkasını dikizlemekten duyduğum rahatsızlıktır.. bak, gördün mü! o da rahatsız oldu bu durumdan, ve başını önüne eğdi.. bunun bir adı varmış; ilaç tedavisi ve terapilerle neden atlatılmasınmış.. ama o kadar param ve zamanım yok benim bu yüzden silmiyorum artık aynadaki buğuyu.. ** y.a

hardcore

klasik müziği seviyorum, rock müzik beni coşturuyor, elektronik müzik desen yerimde duramıyorum,, ama bir tür var ki onu dinlemek beni resmen ayartıyor..

hayal

Resim
hareketli fakat sessiz bir görüntüye bakarken sesler beyninizde yankılanır.. bu bir kedi sesidir, vahşi bir kadının kedi gibi mırr yapmasıdır.. ama ses yok, böyle birşey yok yani,, fakat görüntüyü izlemeye devam ettikçe sesler beyninizin içinde, orada bir yerlerde çınlamaya, onları taklit etmeye devam eder.. uzanın ve pencereden dışarı bakın, yolun karşısında birisi arabasının kapısını açtı, içine girdi, kapıyı kapattı, kontağı çevirdi.. gördüğünüz ama duymadığınız halde, görüntüleri izlerken beyniniz de sesleri harekete geçirdi işte.. kapının açılışı, kapanışı, motorun sesi vs.. öyleyse sesler orada mı ? yoksa beyninizin içinde mi ? peki ya görüntüler ? ** y.a

hayalet

* geceleri bazı şekiller görüyorum,, gözlerim açık onların hareketlerini izliyorum.. bazen duvara yansıyor, yüzeyde kayarak ilerliyorlar, sonra yavaş yavaş kendiliğinden kayboluyorlar,, yanıbaşıma kadar geldikleri de oluyor.. korkmuyorum, sakin bir şekilde izliyorum, şekillerin benim için bir anlamı yok ama yine de merak ediyorum onları,, kimi zaman insan suretindeler, kimi zamansa tüylü bir hayvan, ya da başka bir şeye benziyorlar, yani bir eşyaya,, bu yıllardır böyle.. onların varlığına çoktan alışmıştım, korkutmuyorlardı beni,, onlar gittikten sonra yeniden uykuya dalıyordum.. peki neden sadece geceleri geliyorlar, neden uykumu bölüp davetsiz bir misafir olarak ziyaret ediyorlar beni ? şimdiye kadar gördüklerimden uzun ve heyecanlı bir hayalet öyküsü çıkarabilirdim.. bir gün yine kafamı ellerimin arasına almıştım; neden böyle oluyor ? neden gündüzleri gelmiyorlar ki ? sonra şu düşünceyle irkildim aniden ; - ah, tabii ya! bir gece uykuya direnip hiç uyumadım...

hypnotize u

inanç

Resim
* inanç diye birşey var.. bu öyle bir hastalıktır ki insan inandığı için kendini zinde ve sağlıklı hisseder,, ötesi yoktur.. inanmıyorsa eğer; -sanki başka bir izahı yokmuş gibi- inkârcıdır.. şu işe bak! kelimesi bile kulağımı tırmalıyor; inkârcı! kafama taş atıyorlar adeta.. inancın çeşitleri de var; tanrıya inanmak, sevgiye, aşka inanmak, insanın üstün olduğuna ya da alçak bir tür olduğuna inanmak, böyle uzun bir liste hazırlanabilir.. ayrıca bütün bu inançların kaynağı dışarıdan bir yerlerden gelmez, -evet gelmez- o içten içe kaynar, yükselir ve en sonunda taşar.. artık o saatten sonra gördüğün, hissettiğin, inandığın şeyle başbaşasın, başkası için anlamı yoktur bunun, sadece senin içindir.. aramızda kalsın ve inananlar duymasın, - duysa da inanmaz zaten -; ben buna kişinin birşeye kendini inandırması diyorum.. o bir çeşit müziktir, duvarlara resim yapmaktır, dans etmek gibi bir yetenektir,, çünkü sanatçı(sen) seni sözleriyle ve kanıtlarıyla ikna etmi...