mıştı ve mişti

*

bir gün sabahın erken saatlerinde güneşin doğuşu hizasında yola çıkmıştı, o sırada diğeri, gece boyunca nöbet tuttuğu tarladan güneşi sırtına alarak evine gelmişti, uykusuz kalmıştı, karnı acıkmıştı, dün akşamdan kalan yemeği yemişti, sonra da uyumak için diğerinin sıcacık bıraktığı yatağa girmişti, diğeri de çoktan tarlaya varmıştı, diğerinin orada bıraktığı sopayı eline almıştı, onun bitirdiği yerden tarlanın sınırını sopayla toprağa çizmeye başlamıştı, hemen yanıbaşında ve diğer yanıbaşında, ve ötesinde, başkalarının başka kardeşleri ve diğerleri de oralara varmıştı, onlarda tıpkı diğerleri gibi çiziyorlardı,

toprağı çiziyorlardı..

**

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta