insan
*
siz, beninsanmerkezciler,
bakıyorum hümanizm ve egonuzdan, ve hatta başkalarının egoları da buna dahildir ki tüm bunlardan çok fena sarhoş olmuş gibisiniz..
sizi ayrıcalıklı kılan ne olabilir ?
sizi böylesine dünyanın, ve evrenin merkezine oturtan zihniyet; kendisinden ve sizden başka kimlere uşaklık edebilir söyleyin..
hiç kimseye..
hiçbir tür, ve hiçbir şey bu aldatıcı hegemonyanızla ilgilenmiyor, sandığınız kadar sizleri önemsemiyor..
çünkü siz de en az onlar kadar sürüngensiniz,
omurgalı ve memelisiniz..
tüylüsünüz..
terlediğinizde bir balık gibi kaygan, kuruduğunuzda ise pul pul dökülürsünüz..
şu tazmanya canavarından daha beter bağıran da kim..?
canınız çok yandığında, ve korktuğunuzda o çığlıkları nasıl atıyorsunuz şaşıyorum doğrusu.. bildiğimi sandığım lisandan nasıl da uzak, ve ne kadar tanıdık sesler; sanki ormanın derinliklerinden geliyor gibiler..
ah, evet ! biliyorum, dehşete kapılan maymunlar da böyle yaparlar..
ağızlarını ve gözlerini iri iri açarlar, göğüsleri yırtılır bağırmaktan.. gürültücüdür onlar, akıl karıştırıcıdırlar.. düşmanlarına görünmemek için bir ömür toz duman içinde yaşar bu hilekârlar..
ama gecenin üçünde bir kadın, öyle çığlıklar atıyor ki, maymunlar dahi korkularından susup kaldılar..
keskin bir kılıçla bileylenmiş ürkütücü karanlığı yırtıyordu bir çift el; kadının boğazına sarılmış, büyük bir tutkuyla sıkıyordu;
“ ver şunu orospu! “
sesi kısılıyor, gözlerine kan yürüyor, ve avuçları gevşiyordu kadının..
katilinin gözü ganimetine sabitlenmişti, açılan elin orta yerinde, gecenin karasında parıldayan bir pırlanta..
ama durduramadı ellerini..
ölüm nasıl ki geldiğinde gitmezdi, o da davet edici olarak onu hiç bırakmak istemedi, ve son nefesini verinceye kadar kadının boğazını sıktı, sıktı, sıktı..
ölünün morarmış dudaklarını öptü hoyratça, ısırarak yedi onları.. karnını doyurdu kulaklarıyla..
ne zaman sonra cılız bir siren sesi çalındı kulağına, hemen kalkıp üstünün tozunu silkeledi, ağzını sildi ve hızla oradan uzaklaştı..
pırlanta el değiştirmişti,
ve parlamaya devam ediyordu..
**
y.a
siz, beninsanmerkezciler,
bakıyorum hümanizm ve egonuzdan, ve hatta başkalarının egoları da buna dahildir ki tüm bunlardan çok fena sarhoş olmuş gibisiniz..
sizi ayrıcalıklı kılan ne olabilir ?
sizi böylesine dünyanın, ve evrenin merkezine oturtan zihniyet; kendisinden ve sizden başka kimlere uşaklık edebilir söyleyin..
hiç kimseye..
hiçbir tür, ve hiçbir şey bu aldatıcı hegemonyanızla ilgilenmiyor, sandığınız kadar sizleri önemsemiyor..
çünkü siz de en az onlar kadar sürüngensiniz,
omurgalı ve memelisiniz..
tüylüsünüz..
terlediğinizde bir balık gibi kaygan, kuruduğunuzda ise pul pul dökülürsünüz..
şu tazmanya canavarından daha beter bağıran da kim..?
canınız çok yandığında, ve korktuğunuzda o çığlıkları nasıl atıyorsunuz şaşıyorum doğrusu.. bildiğimi sandığım lisandan nasıl da uzak, ve ne kadar tanıdık sesler; sanki ormanın derinliklerinden geliyor gibiler..
ah, evet ! biliyorum, dehşete kapılan maymunlar da böyle yaparlar..
ağızlarını ve gözlerini iri iri açarlar, göğüsleri yırtılır bağırmaktan.. gürültücüdür onlar, akıl karıştırıcıdırlar.. düşmanlarına görünmemek için bir ömür toz duman içinde yaşar bu hilekârlar..
ama gecenin üçünde bir kadın, öyle çığlıklar atıyor ki, maymunlar dahi korkularından susup kaldılar..
keskin bir kılıçla bileylenmiş ürkütücü karanlığı yırtıyordu bir çift el; kadının boğazına sarılmış, büyük bir tutkuyla sıkıyordu;
“ ver şunu orospu! “
sesi kısılıyor, gözlerine kan yürüyor, ve avuçları gevşiyordu kadının..
katilinin gözü ganimetine sabitlenmişti, açılan elin orta yerinde, gecenin karasında parıldayan bir pırlanta..
ama durduramadı ellerini..
ölüm nasıl ki geldiğinde gitmezdi, o da davet edici olarak onu hiç bırakmak istemedi, ve son nefesini verinceye kadar kadının boğazını sıktı, sıktı, sıktı..
ölünün morarmış dudaklarını öptü hoyratça, ısırarak yedi onları.. karnını doyurdu kulaklarıyla..
ne zaman sonra cılız bir siren sesi çalındı kulağına, hemen kalkıp üstünün tozunu silkeledi, ağzını sildi ve hızla oradan uzaklaştı..
pırlanta el değiştirmişti,
ve parlamaya devam ediyordu..
**
y.a
Yorumlar