68leri ve 80 kuşağını akademik anlamda çözdüklerini söyleyen sosyal bilimci profesör yaftalı insanları dinledim bir kanalda,, parlak, cilalı ve oldukça geniş bir masa etrafında canlı yayında konuşuyorlardı, 31 mayıs eylemlerini, sebeplerini, gençlerin ruh hallerini vs masaya yatırmışlardı,, hala anlamadığım birşeydir bu toplumbilimcilik, bu sosyal olgulara akademik değerler yüklemek, ona bilimsel yaklaşmak bana çok sahte geliyor,, samimi değil bu insanlar, ya da öyle olduklarına kendilerini inandırdıkları için kitleleri ikna edebiliyorlar,, tabii isimlerinin önündeki yaftaların bunda etkisi büyük,, işte bu profesörler böyle söylüyordu; "68leri ve 80 kuşağını akademik olarak çözdük, o kuşaklarla ilgili elimizde geniş bir arşiv, ve çözümleme mevcut, o kuşakları iyi analiz edebiliriz, fakat şimdiki nesil hakkında akademik bir bilgimiz yok, çok iyi araştırmamız gerekiyor" diye devam ediyor,, bakıldığında gayet mantıklı bilimsel bir açıklama gibi görünebilir bunlar; ama bence bir kez daha bakın; bu bahsedilen nesil uzaydan mı geldi, gökten bir anda mı indi ? neyini çözemiyorsunuz? neyi anlamadınız, kaçırdınız ? çok önemli bir araştırma ve tez konusu olur diyerek böylesine önemli bir tepkiyi, duygu yoğunluğunu sulandırdığınızın farkında mısınız ? eğer siz, hali hazırda içinde bulunduğunuz, yaşadığınız bir dönemin gençleri hakkında "onlar hakkında akademik bir bilgiye sahip değiliz" diyorsanız, kendi evladınızı da tanımıyorsunuz demektir,, bu herşeyden önce kendinize yaptığınız bir hakarettir, lütfen, rica ediyorum cübbenizi ve kepinizi çıkarın, meydanlara inin.. bu işler masalarda çözülüyor gibi görünse de, işin kaynağına gidin, orada soğuk bir kaynak suyu akıp duruyor yüzyıllardır,, gidin o suyu avuçlayarak için,, gençliği, evlatlarınızı özümseyin artık.. diğer taraftan çok iyi bildiğinizi sandığınız, akademik olarak tescillediğinizi düşündüğünüz önceki kuşaklar için de; elinizde sihirli bir sopa olsaydı ve o dönemlerin başlangıç anlarına dönebilseydiniz,, mevcut bildiklerinize rağmen yine o kuşaklara tesir edemezdiniz, etseniz bile sonuçlar asla ve asla sizin öngördüğünüz şekilde gerçekleşmezdi,, her denemede farklı sonuçları olan bir olaylar zinciri içinde bulurdunuz kendinizi.. nedir bu akademik bilgi ? insan ve toplum; kimyasal deneylerin her defasında aynı sonuçları verdiği laboratuvar denekleri değildir,, onlar üzerine sürekli çalışabilirsiniz, sürekli yazabilir ve her defasında yazdıklarınızın üstüne çizgi çekebilirsiniz,, bu kadar çoklu olasılık ve değişkenlik her canlının doğasında ve olmazsa olmazıdır.. bunlar üzerine sürekli akademik düzeyde konuşarak işin doğasında olup biteni anlayamazsınız,, bazen gerçekten de o masadan kalkıp meydana inmeniz gerekir, bazen gerçekten de kitap okumayı bırakmalı ve başınızı kaldırıp biraz etrafı izlemenizde fayda vardır,, yoksa daha önceleri de olduğu gibi, bu kez de elinizden birşeyler, tıpkı yağlı bir balık gibi kayıp denize döner.. denizleri deniz yapansa,, sizin doğa olayı diye baktığınız, ayın çekim gücüne bağladığınız, ama bir türlü göremediğiniz minik balıkların kuyruk hareketleri ve onların meydana getirdiği dev dalgalardır..
hasta
biber gazı, ya da insanları dağıtmak için kullanılan o diğer gazlar adları ne olursa olsun, verdikleri zarar bakımından hepsi de birer kimyasal silahtır, sana, çevrene bir şekilde zarar verir, canını bile alır,, bu ve diğer silahları hep isyanları bastırmak, kaosu önlemek adına kullanan hükümetler, devletler ne kadar büyük bir insanlık suçu işlediklerinin yeterince farkında değiller,, bir insanın düşünüyor, üretiyor, sorguluyor ve tepkisini gösteriyor olması o kadar güzel, öyle muhteşem birşeydir ki bununla ne kadar övünse azdır aslında,, her biri böyle olan bireylerden oluşan bir toplumu düşünmek, ne güzel bir rüya! adına polis denen bu zırhlı yaratıkların yaptıkları şey sadece kalabalığı dağıtmak değil, her birimizin içindeki o asil duyguyu yok etmek istiyorlar, sizleri gören ama incelemeyen, dinleyen ama sorgulamayan, tepkisiz, eylemsiz yaratıklara dönüştürüyorlar,, toplum olmaktan çıkıp sürüye katılmanız için,, sonra arkanızdan bir değnek, bir deh sesi,, ve nereye ...
Yorumlar