hasta


ara ara hep aklıma gelir  hayvan sevgisi;  ve ne zaman bu sevgiyi düşünsem sevmekten soğurum„ bir köpeği sevmek, bir kuzuyu okşamak, kuşlara yem vermek, tüylü yaratıklarla güzel bir kareye girmek için saatlerce elinde fotoğraf makinesiyle öylece kalakalmak; tüm bunlar bana çok saçma, ve bir o kadar da aptalca geliyor..  nedir sevgi ? sevmekten ne anlıyoruz;  içinde acıma ve hoşlanma duygusunu barındıran, şefkatli ve yumuşak, sıcak bir el mi değiyor başınıza„  sizi ısıtan şey gerçekten de içinizi ısıtıyor mu ?

düşünceler bir trenin vagonları gibi birbirine bağlı ve uzun bir tünelde akıp gidiyordu, tünelin sonu gelmiyordu bir türlü, tünel karanlıktı ve günlerden geceydi,  uğultulu bir yolculuktu, uğultu sessizliği temsil ediyordu adeta, onu dinlerken sessizliği dinliyordum, karşımda, kafaları birbirlerinin omuzlarına düşmüş biri yaşlı biri genç iki kadın ve adam„ koridorda ayak sesleri bile yok, bu saatlerde en iyisi uyumak belki, ama o da yok işte, sadece tünel uğultusu ve rayların birer kılıç gibi çarpıştığı, ardı arkası hiç kesilmeyen o keskin gürültüsü ve kucağımda küçük siyah bir kedinin tatlı mırıltısı;  

ah ne tuhaftı dileğim; şu an hiç bitmesin istedim..

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta