hamal
‘şu kalbim artık çok ağır geliyor..’ demişti bana en son;
öyle ki tüm bir gün boyunca koca bir evi çok uzaklara taşımış, ve o akşam evine dönerken bir ekmeği taşıyamayacak kadar tükenmiş olsa bile, üstüne bir kilo domates, bir koli yumurta, cebinden hiç eksik etmediği defteri, kalemi ve tüm yorgunluklarını da sırtına atıp bir kat, iki kat daha çıkmış ve kapının anahtarını nihayet çevirebilmişti„
tüm yükünü son anda boşaltıp kanepeye yığılmıştı
hiç acelesi yoktu ama, o gece yine de acile kaldırmışlardı..
yetişememiştim, bir ev taşıyordum, sırtımda bir başkasının hayatı vardı„ sonraları komşularıyla karşılaşmıştım, üzgün suratlar, ve bildik sözler, yine de olsun; biliyordum işte, bu adamı sevmiyorlardı, dediklerine göre iyi olmuştu ölmesi, zavallı çok çekiyormuş zaten,
palavracılar sizi!
bir ben biliyordum neden böyle çemkirdiğinizi, çünkü gürültücüydü hamal, öyle gürültülü atan bir kalbi vardı ki artık bu seslere daha fazla tahammül edemiyordunuz
şimdi onsuz bu gece geçmişinizi düşünür, üstüne bir demli çay içer ve nemli gözlerinizi kapayarak rahat rahat uyursunuz,
kimse kaldıramaz artık sizi uykunuzdan,
ah ne güzel!
köpeklerin ulumadığı, kedilerin kapışmadığı, ve bir kalbin artık böylesine gürültülü atmadığı sessiz bir gece ..
y.a
öyle ki tüm bir gün boyunca koca bir evi çok uzaklara taşımış, ve o akşam evine dönerken bir ekmeği taşıyamayacak kadar tükenmiş olsa bile, üstüne bir kilo domates, bir koli yumurta, cebinden hiç eksik etmediği defteri, kalemi ve tüm yorgunluklarını da sırtına atıp bir kat, iki kat daha çıkmış ve kapının anahtarını nihayet çevirebilmişti„
tüm yükünü son anda boşaltıp kanepeye yığılmıştı
hiç acelesi yoktu ama, o gece yine de acile kaldırmışlardı..
yetişememiştim, bir ev taşıyordum, sırtımda bir başkasının hayatı vardı„ sonraları komşularıyla karşılaşmıştım, üzgün suratlar, ve bildik sözler, yine de olsun; biliyordum işte, bu adamı sevmiyorlardı, dediklerine göre iyi olmuştu ölmesi, zavallı çok çekiyormuş zaten,
palavracılar sizi!
bir ben biliyordum neden böyle çemkirdiğinizi, çünkü gürültücüydü hamal, öyle gürültülü atan bir kalbi vardı ki artık bu seslere daha fazla tahammül edemiyordunuz
şimdi onsuz bu gece geçmişinizi düşünür, üstüne bir demli çay içer ve nemli gözlerinizi kapayarak rahat rahat uyursunuz,
kimse kaldıramaz artık sizi uykunuzdan,
ah ne güzel!
köpeklerin ulumadığı, kedilerin kapışmadığı, ve bir kalbin artık böylesine gürültülü atmadığı sessiz bir gece ..
y.a
Yorumlar