hasta
-zengin ve fakir, iki tutkulu aşıktır, biri olmadan diğeri onsuz yaşayamaz, hayatta kalamaz.. ve ben böylesi bağlılıktan, bu bağımlılıktan, yaşadıkları bu aşktan ölesiye nefret ediyorum, öyle ki içinde aşk geçen herhangi bir şiire, bir romana, bir habere karşı içimde aniden bir kaskatılık oluşuyor, bu katılık bir kez başladığında durdurulamaz bir biçimde ilerliyor, büyüyor, bir dağı aşıyor, içimde ne kadar kalmışsa hepsini, tüm sevgimi yerin dibine kadar sokuyor ve beni bitiriyor, yok ediyor; “tüm bunlar,” diyorum, “işte tüm bunların nedeni bu iki ahlaksız sevgili; zengin ve fakir” zengin hep bu fakiri besliyor, ona bakıyor, onu yaşatıyor„ fakir, zengine minnet duyuyor, onu seviyor, onun için dualar ediyor„ o gelmediği zamanlarda içinde bir özlem büyüyor, aşkı onu yiyip bitiriyor; “hasret bitsin de zenginim gelsin, kurtarsın beni!” diyerek boynunu büküyor, o, öyle bir aşık ki boğazından onsuz tek bir lokma, bir yudum su dahi geçmiyor.. zengin işte böyle sevi...