Kayıtlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

hasta

Resim
nasıl yaşadığıma gelince, sizin kendi yaşamınızda yarıda bıraktığınız şeyleri ben sonuna kadar götürdüm .. üstelik sizler ödlekliğinizi ölçülü davranış sayarak kendi kendinizi aldatıp avunuyorsunuz .. bu duruma göre, ben sizden daha canlı bir insan olmuyor muyum? şöyle bir daha, dikkatlice düşünün! biz bugün "canlılık" denen şeyin nerede bulunduğunu, neyin nesi olduğunu, hangi adla çağrıldığını bile bilmiyoruz.. elimizden kitaplarımızı alsalar, bir anda neye uğradığımızı şaşırırız.. artık hangi yolu seçeceğimizi, kime tutunup kimden kaçacağımızı, neyi sevip neden nefret edeceğimizi, neyi sayıp neyi hor göreceğimizi bilemeyiz.. insan olmak, yani etiyle kemiğiyle insan olmak bile yük geliyor; bundan utanıyoruz, ayıp sayıyoruz.. "soyut insan" diyebileceğim garip yaratıklar olmaya can atıyoruz.. biz ölü doğmuş kişileriz, zaten çoktandır canlı olmayan babaların soyundan ürüyoruz ve bu durumu gittikçe daha çok beğeniyor, bundan zevk almaya başlıyoruz....

hasta

canınız yanıyor değil im ? yanıyor değil mi ? canınız yanıyor um ? yanıyor mu ? yandınız mı şimdi .. öyleyse, söndürün şu ateşi  gözyaşı yerine biraz çiğ düşsün gözlerinize .. biraz üşüsün elleriniz ..  y.a

hasta

geçenlerde resmen hırladım .. sokakta bir köpektim, geziniyordum, açtım .. diğerleri bana yaklaşıp sürtündüler ve hırlamayı kes, uykumuzu kaçırıyorsun, dediler .. * denedim ama olmuyor rol yapmadan olmuyor,, vakti zamanında bir yerlerde sanki bir sahne travması yaşanmış gibi, üstelik henüz o dönemlerde kimseler de izlemezken seni, sırf ayağını burkup yere düştün diye kendi kendine ayıplanmış, kızarmışsın gibi,, ilk, doğumla başlamış kutlamalar, takılan paralar, altınlar,, sen açsın ve haliyle yapıştın memeye, bu tiyatro umurunda değil, ama onlar, o büyükler oynamaya devam etmiş ve süt gelmediğinde artık, ağlamayasın diye susturucu niyetine ağzına yalancı memeyi verip seni de oyuna dahil etmişler,, işte o günden beridir susuyorsun, sana biçilen rol bu .. oysa seni doğuran ana, seni gerçekte doğuran doğa ana hep ağlamanı isterdi, yeter ki hep beni, benim mememi istesin derdi.. ama şimdi çoktan terketmiş yerini,, öyleyse önden buyur,  bu ...