dil

bana öyle geliyor ki konuşulan bütün dillerin kökenine dişiler yuva yapmış.. orada sesler yavru ve anne arasındaki bağı, ve böylece kullanılan ilk insan dilini oluşturmuş..

bu tıpkı, avcı erkeğin hasmı olan hayvanın sesini taklit ederek (ondan çalarak) yavaş yavaş avına yaklaşması gibi..

burada yapı ve anlayış olarak birbirinden çok farklı iki dilden söz ediyorum; koruyan ve yaşatan anaç dil - çalan ve yağmalayan asalak dil.. insan, belki anne dilini konuşarak büyüyor, gelişiyor,, ama daha sonra babasının lisanıyla savaşarak önüne çıkan herşeyi yok ediyor..

y.a

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta