“eğitim,” dedi “aslında eğitim de denmez buna; bu daha çok, onun nasıl olmasını istediğinle ilgili bir çalışma, bir terbiye sistemi,” ve ekledi; “mesela bakın, maymunları eğitiyoruz biz, onların neler yapabildiklerini görmelisiniz, yani izlediğinizde, bunu biz bile yapamayız dersiniz,” o sırada masaya servis yapan tatlı maymun geri döndü ve boşalan bardakları tek hamlede topladı ; “başka bir isteğiniz var mı efendim?” uzun, akıcı ve hoş bir dili vardı, tüylerini güzelce taramış, dudaklarına hafif bir pembelik yayılmıştı; çok hoşuma gitmişti ortam, sohbet çok güzel gidiyordu; “öyleyse ne duruyoruz, bir bira daha!” dedim poposuna şaplak atarak, terbiyeci ise eliyle şişkin göbeğini göstererek gülümsedi, nazikçe başını iki yana salladı ve masanın üstüne soyulmuş irice bir muz bıraktı; muz, oldukça taze ve lezzetli görünüyordu.. y.a