Maymun Dili

*

konuşuyoruz değil mi ?

seninle konuşuyorsam,
sen de benimle konuş..
yumruk atarsam,
karşılık ver
yumruklarınla..

ama yumruk atarsan da
ben karşılık veremem..
güçlü değilim
ya da böyle vahşi..

belki de tek bir yumrukla
halledersin işimi,
suratımı dağıtır
ve beni susturabilirsin..
..

*

yumruk adam, kemiklerinden ses gelinceye kadar yumruklarını sıktı, gerinerek arkasına yaslandı, gözleri keskin bir kılıç gibi tepeden parıldıyor,
yazarın üstünde ağır bir hakimiyet sağlıyordu o devasa kütlesiyle..

ağır ağır, yaşlı bir alimin diliyle konuştu..

“güzel bir hitabet yeteneğin var, ve dilin çok güçlü.. karşında nice insanlar bir maymuna dönmüştür, iyi bilirim, oysa benim senin gibi bir yeteneğim yok dostum, yumruklarımdan başka..

ve ben düzeni ancak böyle sağlarım,

konuşarak değil,

vurarak..”


*

yazar adam dikkatle onu dinliyordu..

yumruk adam konuştukça konuştu, dili çözüldü, kelimeler zincirinden boşalmış vahşi atlar misali parlayarak şaha kalktı..

yazar adam hiç araya girmedi, sözünü kesmedi,
kesmek de istemedi..

belli ki;
dinlemeyi seviyordu..

arkadaşları, yumruk adamın ağzından çıkan her sözü coşkuyla, alkışlarla destekliyordu..

yazar adam da bu alkış desteğine ve tezahurata katıldı..

*

sonun da yumruk adam, hasmını yere yıkmış, galibiyeti yumruklarıyla değil de sözleriyle kazanmış birinin mağrur yüz ifadesiyle gülümseyerek yaslandığı yerden doğruldu ve parıldayan gözlerini rakibinin gözlerine dikti..

ağaç dallarından saldırıya geçmiş bir maymun ordusu gibi, onu destekleyen diğer yumruk adamlar, tokatçılar, patates kafalı kavgacılar, attıkları naralardan sesleri kısılmış, göğüsleri şişmiş sürüyle yaltakçılar, hepsi de omuz omuza vermiş,

zayıf bir adamın karşısında kasılan bedenleri gevşemiş bir halde, o sarhoş hırıltılarıyla zaferin tadını çıkarıyorlardı,

ve sonra elbette
bir sessizlik hali geldi..

çünkü söylenecek söz,

ya da takat kalmamış

çırpılan eller kızarmıştı..

*

yazar adam, düz bir çizgide ilerler gibi yavaşça oturduğu yerden boynunu ileri doğru uzatarak, zafer sarhoşu yorgun sürüyü rahatsız etmeyen, uyandırmayan bir ses tonuyla,

sadece yumruk adamın kulağına o zaman fısıldadı ;

görüyor musun bak
ne güzel anlaşıyoruz

vurarak değil,
konuşarak..

**

y.a

Yorumlar

nesli dedi ki…
herkes kendi dilinden anlaşılmaya programlamış kendini ama öğrendim ki sessizliğin dili en güçlü sesmiş insanı anlatan...

bu da yaşadıklarımdan öğrendiğimdir:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

hasta

hasta

hasta