galiba en güzeli buydu, yarım olmak, kör topal yürümek.. “bana işimi öğretme!” dedi usta„ elinde rendeyle tahtanın üstünde hiç durmadan gidip geliyordu, belli ki işini çok seviyordu„ ihtiyar onu bir kez daha uyarmak istedi, “yanlış yapıyorsun ama!” * adam zaten ter içinde kalmış, yetiştirmesi gereken bir iş var, ve tahtada istediği gibi değil, daha fazla dayanamadı ve rendelediği tahtayı eline aldı ; ”al! oldu işte, hepsi bu kadar, güle güle kullan” diyerek henüz bitmemiş olan bastonu ihtiyara doğru uzattı.. ihtiyar son bir gayretle yanıbaşında oturduğu hızardan destek alarak ayağa kalktı; “işin de baston da senin olsun” dedi ve topallayarak ağır aksak girdiği kapıdan hızla dışarı çıktı.. y.a
Yorumlar
bir belirteç olmayabilir ama aklıma geliverdiginden yazayım,şu an gördügüm sayfa düzenin,resimler bile bu sözümü dogrular nitelikte görünüyorlar sanki..
hem ölmeyi hakikaten hakeden birilerini tanımak zorunda kalmışsındır belki,dünyanın çivisi çıkmıştır, düzen bozulmuştur :)limuzin şirketi hayalin hayalden ibaret kalmıştır, avukat kız sınıf farkımız fark ayrı dünyaların insanlarıyız biz demiştir de başlayan şey bitivermiştir vs..:)
iyi olan sadece filimlerde kazanıyor gibi..
ve ben..o adamın metroda ölmemiş ve bilerek onların gitmesine izin vermiş olmasını daha çok diledim, keşke öyle bitseydi:))
herşeye rağmen duruyor..
çakal olsa bile vurmuyor..
işte benim tüm filmden aldığım ve anladığım o güzel tat buydu.
bir gecelik ilişki, benim tatlı kaçamağım bu film :) geldi ve geçti, her kareden bir anlam ve mesaj çıkarmamak gerekir