hasta
onunla asansörde karşılaştık..
yani oniki kat! tam oniki kat boyunca karşınıza hangi katta
kimin çıkacağını kestiremeden yolculuk ediyorsunuz.. binenler, inenler
vesaireler.. sonra biri daha biniyor, kat 5, heyecanlı bir şekilde diyor ki; o
geliyor o!
pardon, o kim abi!
kim mi? tabii ki başbakan!
ha, anladım..
sonra
devam ediyor hız kesmeden,
oyunu ona veriyorsun değil mi ?
neyimi veriyorum abi
pardon? (işte bunu bilerek yapıyorum)
oyunu, oyunu! ak partiye veriyorsun değil
mi? (pişkin pişkin gülerek)
ha, anladım.. (diyorum ikinci kez, bu şekilde devam ederse üç ve dört kez de olabilirdi..) hayırlısı olsun
be abi!
olsun olsun! diyor, ve o sırada asansörde zemine inmiş oluyor, dış kapıdan farklı yönlere doğru çıkıyoruz,,
sonrasında
derin bir nefes, oksijenin bolluğu, kuş sesleriyle beni karşılayan ağaçlarla
dolu bir bahçe..
işte kurtuluş diye buna derim..
Yorumlar