Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

hasta

pabucumun şairleri ve yazarlarına; onlar ki hazanda sararıp dökülen yapraklara üzüldükleri kadar, dökülen saçlarına hiç üzülmediler.. şairin malzemesi kendisinden olmadığı sürece ona şair denmez.. diğer türlüsü ısmarlamadır.. canı yanmıyor, ama acıyı anlatıyor.. gülüyor, ama şiirlerinde ağlıyor.. evinde sıcacık kahvesini yudumlarken cephelere destan ve naatlar yazıyor.. içindekini, hele de yaşamadıklarını yazıyorsan, mürekkebe ve kağıda yazık.. boş adam! git fularından as kendini, beynelmilel şaklaban! y.a

renkler

Resim
tamam kediler ilginç olabilirler,  ama kuşlar kesinlikle ve istisnasız tam bir çılgındırlar!

içimdeki hayvan - I

Resim

hasta

onunla asansörde karşılaştık.. yani oniki kat! tam oniki kat boyunca karşınıza hangi katta kimin çıkacağını kestiremeden yolculuk ediyorsunuz.. binenler, inenler vesaireler.. sonra biri daha biniyor, kat 5, heyecanlı bir şekilde diyor ki; o geliyor o!  pardon, o kim abi!  kim mi? tabii ki başbakan!  ha, anladım..  sonra devam ediyor hız kesmeden,  oyunu ona veriyorsun değil mi ?  neyimi veriyorum abi pardon? (işte bunu bilerek yapıyorum)  oyunu, oyunu! ak partiye veriyorsun değil mi? (pişkin pişkin gülerek)  ha, anladım.. (diyorum ikinci kez, bu şekilde devam ederse üç ve dört kez de olabilirdi..) hayırlısı olsun be abi!  olsun olsun! diyor, ve o sırada asansörde zemine inmiş oluyor, dış kapıdan farklı yönlere doğru çıkıyoruz,,  sonrasında derin bir nefes, oksijenin bolluğu, kuş sesleriyle beni karşılayan ağaçlarla dolu bir bahçe..  işte kurtuluş diye buna derim..

hasta

topluluklar, kalabalıklar, yığın yığın insanlar, yığın yığın fikirler, akımlar ve izmler hakkında kendisine varsa son sözü soruldu, fakat sanırım o onları duymadı, tekrar ve yüksek bir sesle biraz da adet yerini bulsun diye, yani kayda geçsin diye yeniden soruldu,,  bu sırada tütün tabakasını kapadı ve elleriyle sardığı tütün kağıdını tutuşturmak için iki ya da üç kibrit çöpünü yaktı yaktı söndürdü.. derin bir nefes yeni sarılmış ilk tütünden, ve sonrada dumanlı, kısık bir cevap döküldü dudaklarından;  sizin bin olmanız benim "bir" olduğum gerçeğini değiştirmez.. evet, artık rahattı,  ve ölebilirdi.. **
yazmanın zamanı mı olur? evet olur, üstelik bu zamanı sen dahi bilemezsin, o an gelir; seni bulur..