Kayıtlar

Eylül, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yalnızlık

* ne güzel şey şu yalnızlık.. neden güzel olmasın ki.. özüme ekilen, ve bana hayat veren bu güçlü tohum.. onun yeşerdiği zamanları iyi bilirim.. kuruyup gittiğinde nasıl kuruduğumu.. çaresizdim, etrafımda hep bir uğultu.. başım dönüyordu, düşüyordum ki son anda elimden tutmuştu benim.. bir dolu küfretmişti kalabalığa.. sonra çekip aldı onların arasından ve kaçırdı beni en sarsak halimle.. kuytusuna atıp evimin, kapıları ve pencereleri kolladı bir süre.. sonra da iki eliyle yüzümü avuçlayıp gözlerime dikerek o koyu gözlerini; - hiç aklımdan çıkmadın.. dedi.. ve o ağır sorusunu ilk ve son kez o zaman sordu; - neden beni yalnız bıraktın..? ne diyebilirdim ki sana sevgili.. suskunluğumdan, yutkunuşumdan başka, ne diyebilirim.. ama o; - senin küçüklüğünü bilirim.. dedi, sırtıma babacan bir şaplak atıp.. sonra da kahve istedi benden.. sade ve şekersiz, şöyle en koyusundan uykuları kaçıran.. şimdi o, kalabalığı isterse çağırır, isterse kapıdan almaz kimseyi.. artık başbaşayız onunla ve so...

bukowski

* the best often die by their own hand just to get away, and those left behind can never quite understand why anybody would ever want to get away from them.. ** chinaski

flushed chest

Resim
Resim

renkler

Resim
hani arada bir,  tahtakurusu olasım gelir tüm gücüyle tavan arasına hücum ederek anıları kemiren bir tahtakurusu..  y.a

bazen de bir fedaidir şair

bir de başkalarını düşünüp yazınan şair vardır; ulan! der.. hadi ben yazdım ve kanadım, bari onlara birşey olmasın! sonra üçer beşer kırpar, kelimelerin ucundaki tüm sivrilikleri.. y.a