Kayıtlar

Haziran, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

kısa çöp

İçtiğim Meleklerin sabahında Tanrı’yı yatağıma kusuyorum. Deniz minaresi koleksiyoncusuyla tanıştın mı? Fransızca konuşuyor İsa, bedeniyle münferit bir münasebette bulunurken palyaço. Son sürat gözlerin bu kez. Zamanın belirsiz akışında ayak diretmesi. Hangi rüyada ışıklar kırmızı hangi gerçekte birlikten kuvvet nesnesi. Hepimiz bir’imizi alkışlarken bir’imiz hepimizi düzüyor. Akıl yuvarlanması. Merdiven altı sevişme gücü. Altı noktalı körlerden sayılmaz güzelliği. Ateistanbul’a hoşgeldiniz! Çok miktarda Feministanbul, Az miktarda Komünistanbul arasında boğanın boynuzları üzerindesiniz. Kamussal devrilme – evrilme değil. Başa dönelim mi? Yumurtanın çıkmazı aldığı delikte beyinler omletleşiyor. Sana ilk gönderilen kaos, vinç kaldırıyor : ciğerdeki laneti. Kümesteki balık : Dram. Ormanın öküz kralı, soylu yasacılarla bizden olmayanın aşağılık histerisinde. Behçet Aysan yazdı : “Sevmeyi unutanlar için”. Artık Ay geceye küsende; Duvarlar dile gelende. Har vuranda ...

hasta

bana, "kendine gel!" dedi.. ama o sırada zaten kendimdeydim peki sen ne yaptın ? daha çok sinirlendim, kendimi asıl o zaman kaybettim ve bir kez daha ve çok sert bir biçimde ona vurdum! ne oldu sonra.. ? ne olacak, hemen kendine geldi.. y.a

hayat

içtikçe içmiş, kendinden geçmiş, sarhoşluk böyle birşey işte, ayakta duramıyor, yürüdüğü yollar zaten dar ve labirent, şimdiyse bir ressam daire çiziyor etrafında, yani kendi etrafında, sonra senin etrafında, bir köpeğin etrafında, köpek kuyruğunu sıkıştırıp oradan vınlamış, sokağın ortasında ayakları birer pazar kazığı yere sabitlenmiş, öylece dikilmiş yalpalıyor; bir sağa - bir sola,,  pardon! sokak değilmiş orası, otobanmış, önünde aniden bir kamyon acı acı frene basıp zarzor durmuş, şoför camdan uzayıp bağırmış; gebereceksin! çekil git, başıma bela mısın! ama o kuyruğunu havaya dikmiş; sen bu yolların fatihiysen ben de orospusuyum der gibi bakıyormuş, bakmış olacak gibi değil, koca araç dolanıp etrafından, geçip gitmiş, bu ise biraz daha çekmiş, şişeden de değil torbadan, siyah pazar poşetinden, oralarda bekleyen gece mesaisinde güzel mi güzel, ama çok güzel bir kadın, o kadar güzel ki kesin travestiymiş; kendini riske ve yola atmadan müşterisini de siktir edip yaslandığı yer...

güç

eğer zayıfsa sana dua edecektir, yalvaracaktır, senden aman dileyecek ve ayaklarına kapanacaktır.. eğer yeterince güçlüyse; pek tarzı değilse de, sevmese de, ihtiyacı yoksa bile sana ait olanı paylaşmak isteyecek, 'buna benim de hakkım var!' diyecektir.. eğer çok güçlüyse; zaten istediğini almıştır o.. dualarını, boyun eğişini, ve senin olanı.. y.a

ayrılık

bizde bir adet vardır; bizim buralarda gidecekse eğer erkek gider, kadın değil.. dedi ana.. bir erkek isterse hayatı boyunca çalışıp zar zor bir ev sahibi, tüm bu malın sahibi, herşeyin parasını ödeyip satın alan adamı olsun, tapu onun adına yazılsın, bu hiç farketmez, bir gün bıçak kemiğe dayansa, sinirinden tırnaklarını yese, duvarları yumruklasa, haklı olsa, ve hatta kadına vursa da, eninde sonunda çıkıp gidecek olan erkektir, ceketini alır ve kapıyı açıp o evi terkeder.. iyi de bu çok kötü birşey.. hah, neresi kötü? burada kadına duyulan derin bir saygı var, öyleyse siz daha kötüsünü yapıyorsunuz.. nasıl yani ? yuvayı dişi kuş yapar diyorsunuz ama hep kadını kapı dışarı ediyorsunuz.. oysa biz de bir adet vardır; yuva dişi kuşundur.. y.a

Amit - 9 Times (Ft. Rani)

Resim

müzik

Resim
size cevabı veriyorum; biz müziği, içinde olduğumuz için seviyoruz.. burada müzik yapmaktan bahsetmiyorum, bir kurgu, kayıt ve beste değil anlatmak istediğim.. mesela benim adım, benim sesim fa.. gibi..

soru

bir şeyi; bilmek mi istersin, hissetmek mi, anlamak mı ?

g8

Resim
küçük, minicik bir düğmeye basmak zor olmaz benim için, sonunda sizin, topunuzun, ve tüm oyun sahanızın yok olduğunu görmekten büyük mutluluk duyardım inanın, ve ister inanmayın bunu büyük bir sevgiyle, fedakarlıkla, kendimi de yok ederek yapardım..