kısa çöp
İçtiğim Meleklerin sabahında Tanrı’yı yatağıma kusuyorum. Deniz minaresi koleksiyoncusuyla tanıştın mı? Fransızca konuşuyor İsa, bedeniyle münferit bir münasebette bulunurken palyaço. Son sürat gözlerin bu kez. Zamanın belirsiz akışında ayak diretmesi. Hangi rüyada ışıklar kırmızı hangi gerçekte birlikten kuvvet nesnesi. Hepimiz bir’imizi alkışlarken bir’imiz hepimizi düzüyor. Akıl yuvarlanması. Merdiven altı sevişme gücü. Altı noktalı körlerden sayılmaz güzelliği. Ateistanbul’a hoşgeldiniz! Çok miktarda Feministanbul, Az miktarda Komünistanbul arasında boğanın boynuzları üzerindesiniz. Kamussal devrilme – evrilme değil. Başa dönelim mi? Yumurtanın çıkmazı aldığı delikte beyinler omletleşiyor. Sana ilk gönderilen kaos, vinç kaldırıyor : ciğerdeki laneti. Kümesteki balık : Dram. Ormanın öküz kralı, soylu yasacılarla bizden olmayanın aşağılık histerisinde. Behçet Aysan yazdı : “Sevmeyi unutanlar için”. Artık Ay geceye küsende; Duvarlar dile gelende. Har vuranda ...