çarpıntı
* ilk çarpıldığımda küçük bir çocuktum.. parmağımı prize sokmuştum, fırlatıp atmıştı beni birşey.. kalp çarpıntısını ilk kez bu kadar yüksek hissetmiştim.. korkmuştum, ama neyden ? bilmiyordum sebebini.. fırlatıldığım yerden doğrulup dışarıya uzandım, etrafa baktım bana bunu kim yaptı diye, ama kimseler yoktu.. sonra içeri girdim, tekrar o salondaydım, ve müthiş bir sancıyla ayaktaydım, kızarmıştı kolum, kimdi beni böylesine dehşetli sıkan, kimin parmakizleriydi ? aklım durmuştu, ayaktaydım ve öylece hareketsiz duruyordum, durmayan tek şeyse çarpıntılarım, nefeslerim,, failini bulamadığım birşey yüzünden kafam karmakarışık prizle oynamaya devam ettim,, hem de hayatım boyunca.. ** y.a