Yara
*
ben bir yarayım..
baştan ayağa uzanan derin bir yara.. kaç zamandır hiç durmadan kanım akıyor, bitmek bilmeyen kanım.. giderek daha da hissizleştim, artık acıyı hissetmiyorum, sadece kulaklarımda derin bir uğultu, ve biraz başım zonkluyor..
iyilikseverler, ellerinde pamuklarla dayanmış kapımı zorluyor.. ama biliyorum ki onları rahatsız eden yara değil..
hani bir sağanak yağmurda, bir fırtınada sel basar evleri ve ellerini kürek yapıp panikle suları dışarı atarlar, ağlayıp, çırpınıp isyan ederler ya.. işte benim kanım da onların evlerini bastı, o yüzden burada isyancılar.. yoksa ben bir yarayım, akan kanım.. kim takar.. durum başka.. ev gidiyor ev.. ahşaplar çıra gibi yanıyor, o beyaz dokumalar, örtüler, halılar kırmızı lekelerle doluyor.. sinekler hücum ediyor bahçelere..
bir gündüz vakti kan kokusu almış yarasalar uyanıyor karanlık uykulardan.. ve tutuşmuş, çılgına dönmüş tüm sakinler..
öyle bir seferberlik hali ki şimdi hepsi elele, bilmem kaçıncı kez ana baba, kardeş, sevgili olmuşlar, gelip yarama bakıyorlar..
gözlerim doluyor, bu sevgi dolu manzara karşısında..
kapıyı, pencereleri, açık olan nere varsa heryeri bantlıyorlar, ama kanım sızmaya devam ediyor ince yarıklardan..
ve sonra içlerinden biri, bir lider gibi öne atılıyor.. belki bir zaman sonra kahramanlık türküleri onun için de yakılacak..
diyor ki ; "arkadaşlar! bu böyle olmayacak.. kaynağı kurutmalı, yarayı kapatmalıyız..!"
tek dertleri de zaten bu.. yaraya bastırıp kanı durdurmak, ve evleri saran kırmızı alevlerden kurtulmak..
çığlıklar atarak kırdılar kapımı, üstüme abanıp kollarımı, ayaklarımı bağladılar, ağzımı sıkı sıkı bantladılar, ve beni, baştan ayağa bir mumya gibi sarıp sarmaladılar..
sonra da huzur içinde evlerine döndü sakinler..
coşkuyla bahar temizliğine giriştiler.. bahçelerde yine kuşlar ötüyor, çiçekler kıvrılarak gökyüzüne uzanıyorlardı..
bitmişti artık.. kulağımdaki çınlama sesleri kesilmiş, gözlerim, yarasalarla birlikte yeniden kararmıştı..
ve bir zaman sonra
biri..
meraklı bir sakin..
bahçe duvarımı aşıp kapımı araladı
titrek elleriyle yüzüme dokunup,
kabuğumla oynadı..
**
y.a
ben bir yarayım..
baştan ayağa uzanan derin bir yara.. kaç zamandır hiç durmadan kanım akıyor, bitmek bilmeyen kanım.. giderek daha da hissizleştim, artık acıyı hissetmiyorum, sadece kulaklarımda derin bir uğultu, ve biraz başım zonkluyor..
iyilikseverler, ellerinde pamuklarla dayanmış kapımı zorluyor.. ama biliyorum ki onları rahatsız eden yara değil..
hani bir sağanak yağmurda, bir fırtınada sel basar evleri ve ellerini kürek yapıp panikle suları dışarı atarlar, ağlayıp, çırpınıp isyan ederler ya.. işte benim kanım da onların evlerini bastı, o yüzden burada isyancılar.. yoksa ben bir yarayım, akan kanım.. kim takar.. durum başka.. ev gidiyor ev.. ahşaplar çıra gibi yanıyor, o beyaz dokumalar, örtüler, halılar kırmızı lekelerle doluyor.. sinekler hücum ediyor bahçelere..
bir gündüz vakti kan kokusu almış yarasalar uyanıyor karanlık uykulardan.. ve tutuşmuş, çılgına dönmüş tüm sakinler..
öyle bir seferberlik hali ki şimdi hepsi elele, bilmem kaçıncı kez ana baba, kardeş, sevgili olmuşlar, gelip yarama bakıyorlar..
gözlerim doluyor, bu sevgi dolu manzara karşısında..
kapıyı, pencereleri, açık olan nere varsa heryeri bantlıyorlar, ama kanım sızmaya devam ediyor ince yarıklardan..
ve sonra içlerinden biri, bir lider gibi öne atılıyor.. belki bir zaman sonra kahramanlık türküleri onun için de yakılacak..
diyor ki ; "arkadaşlar! bu böyle olmayacak.. kaynağı kurutmalı, yarayı kapatmalıyız..!"
tek dertleri de zaten bu.. yaraya bastırıp kanı durdurmak, ve evleri saran kırmızı alevlerden kurtulmak..
çığlıklar atarak kırdılar kapımı, üstüme abanıp kollarımı, ayaklarımı bağladılar, ağzımı sıkı sıkı bantladılar, ve beni, baştan ayağa bir mumya gibi sarıp sarmaladılar..
sonra da huzur içinde evlerine döndü sakinler..
coşkuyla bahar temizliğine giriştiler.. bahçelerde yine kuşlar ötüyor, çiçekler kıvrılarak gökyüzüne uzanıyorlardı..
bitmişti artık.. kulağımdaki çınlama sesleri kesilmiş, gözlerim, yarasalarla birlikte yeniden kararmıştı..
ve bir zaman sonra
biri..
meraklı bir sakin..
bahçe duvarımı aşıp kapımı araladı
titrek elleriyle yüzüme dokunup,
kabuğumla oynadı..
**
y.a
Yorumlar
Seni tanımlamak gerekse ben sana RENK derdim sen YARA dedin...
Seni seven veya çekim alanında olan herhangi biri ise ne takar evi,kanı,dokumaları,halıları?
Her çaba hatta buna sessizlik,sensizlikte dahil sadece huzur verme çabasıdır...Yaralar kanırtılmalı veya huzur vermeli,kabuğuyla oynamalı,iyileşmesi için zamana birakmalı veya...Diğer ihtimal sen karar ver...hiçbirşey daha fazla acıtamaz canımı...
etkileyici idi.
Aynaya bak dedim. Ne görüyorsun?
André- Şey var. Güzel bir kız.
Angel-A -Teşekkür ederim.
Peki onun yanında ne görüyorsun?
André- Bilmiyorum.
Angel-A - Güzel. Gelişme var.
André- Öyle mi dersin?
Angel-A- Evet. Eskiden sadece bir
serseri görüyordun.
Artık en azından onu görmüyorsun.
Bu içini temizledin demek.
Şimdi boş kabuğu bir şeyle
doldurmamız gerek.
Bu halde bırakamasın.
Bu yüzden bak, önünde.
Bu güzel yüzde beğendiğin
bir şey yok mu?
André-Fazla yok.
Angel-A -İyi bak. Gözlerine.
Ne görüyorsun?
André- Biraz iyilik?
Angel-A -Evet, ondan var.
Hem de çok. Başka?
André- Ve fena sayılmazlar.
Angel-A -Güzellik. Çok doğru.
Çok güzeller. Başka?
André- Belki, biraz tatlılık.
Angel-A -Evet. Hem de çok. Ya sevgi?
André- Evet.
Sevgiden de çok var.
Angel-A -Belki de çok fazla.
Çok fazlaysa çıkarman gerek.
Beni sevdiğini söyle.
André- Anlamadım?
Angel-A - Beni seviyor musun?
André- Evet, çok.
André- Yani sana karşı bir yakınlık
hissediyorum ama...
...bu belki de arkadaşlık ya da...
Angel-A-Beni seviyor musun, sevmiyor musun?
André- İlk günden beri.
İlk saniyeden beri.
Angel-A- Güzel. Söyle öyleyse.
André- Bunu söylemek zor.
Angel-A- Neden biliyor musun?
André-Hayır.
Angel-A- Çünkü sana hiç söyleyen olmadı,
değil mi?
Biri nasıl yapacağını göstermeyince
kendini sevmek zor.
André- Evet.
Angel-A- Seni seviyorum, Andre.
İşte oldu. Sen de sevildin.
Artık sevgi vermemen
için sebep yok.
Hadi.
André- Seni seviyorum Angela.
***
Fotografın altına eklenmeli aslında ama...????
Sanırım bu yazıyı defalarca daha okuyup,YORUM adı altında satır aralarına dalıp kaybolacağım buralarda...