Kayıtlar

Nisan, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Gece Lambası

Resim
* öptüğümde seni, içten içe kaynayan fokurdayan bir yanardağ dudakların.. kül misali savrulup gözlerimi yakıyor saçların.. boğazım yine kurudu.. * uzanıp masayı yokluyorum.. birkaç çöp sigara yarım şişe şarap, bir kibrit ve  bu ateşi yakan resmin arkasında buluyorum küçük , sarı düğmeyi.. kalan ışığı kapatıp karanlığa boğuyorum geceyi.. ** y.a

Hasta

Resim
david mcwilliams - the days of pearly spencer * soyunup çırılçıplak kanı çekilmiş tenimin solgun kıyısında parıldayan bir dolunay * bedenim.. * üşüyorum.. ama soğuk olan oda değil.. * benim.. * ve her gece küçük mavi bir kuş tüner dallarına * mor kalbimin.. ** y.a

Melek 9

Resim
* ben bir sineğim.. siz insanların hayatı boyunca en az bir kez karşısına çıkan, ve en az bir kez tiksindiği türden, kanatlı, kara bir böceğim.. .. sıcak ve terli bedenlerinize yapışmayı, ağız kenarlarınızda ve burun hizanızda, gözünüzün önünde zikzaklar çizerek, ani iniş-çıkışlarımla, rüzgârda ordan oraya savrulan kuru bir yaprak parçası, çürük, içi boş bir tohum gibi, ve de üstelik vızıldayarak tepenizde uçmayı severim.. bu düzensiz uçuşum ve görüntümle sizi çok rahatsız ederim.. kocaman ellerinizle beni başınızdan savmak istersiniz, çayınıza ortak olmamdan nefret eder ve bazen de beni yakalayıp avucunuzda ezersiniz,, sonra da gidip ellerinizi yıkarsınız.. herneyse, asıl trajedim bu değil.. .. bu zaten doğama uygun bir son –sizin ifadenizle - , ve siz de doğanız gereği ellerinizi bazen böyle pis işlere sokarsınız değil mi ? bahsetmek istediğim başka.. .. az önce bir örümceğin ağlarından kurtuldum.. üstüm başım, kanat...

Arzuhâl

* milyonlarım olmasın.. cebimde üç beş kuruş uzakta.. şu şehirden çok uzaklarda, bir kır kahvesinde.. bir iki dostla üç beş laf edelim hepsi bu.. gerisi, milyonların olsun.. ** y.a

Boyut

* bakınca buradan karşıyı karşıdan burayı ve kaldırınca başımı yukarıyı yukarıdan aşağıyı görüyorum.. * yine de diğerini arıyorum.. * hani şu ; buradan ve bakınca oradan görünmeyen, en boy derinlik olmayan.. * ya da yazınca bir kitap gibi.. * yüzlerce sayfanın arasında bir yerde * bir sayfanın altı çizilmemiş bir cümlesinde gizli henüz okunmayan.. ** y.a

Maymun Dili

* konuşuyoruz değil mi ? seninle konuşuyorsam, sen de benimle konuş.. yumruk atarsam, karşılık ver yumruklarınla.. ama yumruk atarsan da ben karşılık veremem.. güçlü değilim ya da böyle vahşi.. belki de tek bir yumrukla halledersin işimi, suratımı dağıtır ve beni susturabilirsin.. .. * yumruk adam, kemiklerinden ses gelinceye kadar yumruklarını sıktı, gerinerek arkasına yaslandı, gözleri keskin bir kılıç gibi tepeden parıldıyor, yazarın üstünde ağır bir hakimiyet sağlıyordu o devasa kütlesiyle.. ağır ağır, yaşlı bir alimin diliyle konuştu.. “güzel bir hitabet yeteneğin var, ve dilin çok güçlü.. karşında nice insanlar bir maymuna dönmüştür, iyi bilirim, oysa benim senin gibi bir yeteneğim yok dostum, yumruklarımdan başka.. ve ben düzeni ancak böyle sağlarım, konuşarak değil, vurarak..” * yazar adam dikkatle onu dinliyordu.. yumruk adam konuştukça konuştu, dili çözüldü, kelimeler zincirinden boşalmış vahşi atlar misali parlayarak şaha kalktı.. yazar adam hiç araya girmedi, sözünü kes...

Ayrılık

Resim
* aramızda birkaç şerit üstünde seyir halinde arabalar ve motorlar sağlı sollu voltasını atarken.. kaldırımı terkedip adımlıyorum otobanı.. ışık yanmış yanmamış korno çalmış çalmamış kimin umurunda.. ki zaten çarpan çarpmış.. derken ambulans gelip alıyor tam da sen yeşil bir gökyüzünden bana uzanmışken.. ** y.a

Erkeğin Dünyası

Resim
kapı aralıktı ve ben, seni gördüm.. * * dostum.. gece mesaisinden döndüğümde, kapının aralık olduğunu farkettim, uyandığını ve yine her zaman yaptığın gibi markete gidip gelinceye kadar kapıyı açık bıraktığını düşündüm, bir süre dönmeni bekledim, fakat dönmedin.. gitmemiş olabilir misin? ya da çoktan döndün, kapını kapatmayı unuttun – bunu birkaç kez daha yapmıştın ordan biliyorum- kim bilir.. daha fazla beklemeden kapıdan içeri uzandım, sana bakındım, kanepeye yayılmış kitaplar, halının üstünde devrilmiş birkaç şarap şişesi, ve yine dağılmış kitaplar, yazılar.. sürekli aynı plağın döndüğü pikaptan kulağıma çalınan karlı bir müzik, kısacası herşey olması gerektiği gibi.. pencereni bir kapı gibi kullanan kedinle birlikte evin içinde seni aradık.. ama yoktun.. endişelenmeye başlamıştım ki masada benim için bıraktığın notu bulup okudum.. “dostum.. bir süre yokum.. ev sana emanet.. bırak herşey olduğu gibi kalsın, müziği kapatma, şişeleri toplama, kitapları da.. sadece k...

Gülün Ömrü

Resim
* aşk celladı boynunu vuruyor bir gülün .. bir kadın o güle dokunup mutluluktan ağlıyor.. evet! diyor defalarca evet! evet! usulca uzanıyor solmamış renkleriyle henüz bozulmamış yatağa.. ve kararıyor ışıklar.. o odada ışıklar binlerce kez yanıp, söndükten sonra.. on yıl sonra.. bir gülün daha boynu vuruluyor.. ellerinin arasında kendi gibi güzel kırmızı bir gül.. solgun yüzüyle yorgun ve bıkkın.. gözleri yumuk uzanmış sessizce ağlarken.. celladını bekliyor bir kadın.. ** y.a

Kara Delik

Resim
kendime bakıyorum sırtımı bana dönmüş aynaya bakıyorum.. hemen arkasındayım kendimin.. sırtımı aynaya dönmüş kendime bakıyorum.. ** y.a

oldies

Resim

İçimdeki Kızılderili

* karlar üzerinde açan beyaz bir zambak, eskimo baharı.. bu yangınlar aborijin kışı.. yeşil otlaklar zehirli yılanlarla dolu olsa da beni sokan senin ihanetin.. şimdi çorak toprağında bir yılan gibi sürünmektesin.. ** y.a

Gözyaşı

Resim
* ince bir su birikintisiyle kapanmakta gözlerim yağmurlar taşarak yatağımdan kendi yolunu çiziyor.. ve yolun sonunda almak için tadını son defa.. bekliyor dudaklarım.. tuzluyum biraz da acı.. gözyaşıyım ben, düştüğü yeri yakan başıboş ateşli bir göktaşı.. ** y.a

Durak

durak 1 * görünen bir şey daha var ki o da şudur; sen, birkaç adım ötende duran sis perdesinin içine dalmak üzere beklerken, ben hemen ardından seni takip etmekteyim, zira tereddüt edeceğini hissediyorum, ilk adımı attıktan sonra gövdenin yarısı içeride, diğer yarısı burada olacak şekilde eşikte takılıp kalmayasın diye peşinden geliyorum, bana ya da sis perdesine direndiğinde ne kadar güçlü olduğumu göreceksiniz ikiniz de.. ve bir omuz darbemle, bir ayak direyişimle seni itip ait olduğun yere yollayacağım.. bana gelince sevgili dostum endişelenmene lüzum yok, ben zaten sislerin ardında seni bekliyor olacağım.. ** y.a

Collateral

Resim
her nisan kapımı çalan bir film; ve bir müzik ; **