Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
güzelliğin tanımı, başka bir deyişle çirkinlik nedirin cevabı..
Resim
sanki herkes benden nefret etsin diye ölüyordu birileri,  ölmelerinin altında yatan neden bana duydukları nefretti, yani sanırım öyleydi,,  ölelim ki geride kalanlar bu adamdan tiksinsinler diye fısıldaşıyorlardı herhalde,, - hepsi senin yüzünden! gecenin bir vaktiydi,  saati göremezdiniz,  sadece kısıktan bir tiktak sesi, derinden gelen bir müzik ve anlamsızca kurulan hayaller,,  bir ejderha uzanmıştı yanıma, uyuyakalmıştı,  hırıltısında bir ateş nefesinde bir sıcaklık vardı, işte böyle tütüyordu sevdamız, kafamız bulanıktı belki, karanlıktı ve geceydi. .
isyan edeyim derken yavaş yavaş teslim oluyordu benliğine,, orijinal birşey yaptım sanıyordu, kendini bulduğunu söylenip durdu, hissettiği şeyleri hayatında ilk defa hissettiğini de.. ona dedim ki; bak! bu sen değilsin tamam mı? değilsin.. arkasından aynaya doğru uzanmıştım, uzanmış ve buğuda yollar açmıştım.. her bir yolda yüzünün bir parçası.. sonra eliyle sildi aynayı, kendisine baktı, ardından bakan bana baktı.. dedi ki; eğer bu ben değilsem, yanımdaki de sen değilsin..  aynaya bakmayı bırakıp kulağına yapıştım ve fısıldadım;  hissettin mi?  - neyi ? bir daha fısıldadım; - hissettin mi ? aynadan uzaklaştı ve,  y üzünü bana döndü.. 
yaptığım şey yazılarımı paylaşmak değil, duygularımı, ne hissettiğimi paylaşmaktı..  bak! iyi yazıyor muyum ha! ne dersin? beğendin mi? değil işte, değil,, okuduğun şeyin altında bir kibir hissettiysen eğer, o, senin hissiyat olarak yerlerde süründüğünü gösterir, ezilmişsindir bir zaman bir yerlerde, asfalta yapışık kalmışsındır, ne bileyim ben! ama okuduğun şeyde tek görebildiğin benim kibrimse, burnun iyi koku alıyor fakat seçemiyordur bazı şeyleri, olamaz mı? çöplüktesin desem sana; köpüreceksin! hayat bir çöplüktür desem, daha itidalli davranacak ve beni başka türlüsüne ikna etmeye çalışacaksın, derdin gerçekte ne? kapışmak mı, anlamaya çalışmak mı? sana her ne sunuluyorsa onu alıp yaşamak mı, ne?  hayat bir çöplüktür, bataklığın ta kendisidir,, biz bu batağın çiçeği böceği olarak kıyılarımızda elini eteğini çamura batırmadan ahkam kesenlerden, eli götünde gezenlerden bıktık usandık.. bilgelik taslamanız, ah şu bilgelik tasmanız,, buradan bakınca o kadar zavallı görün...
genlerimizde itaat etmek de var itaatsizlik de.. bazı yönlerden sevgi doluyuz, bazen nefretle boşaltırız içimizde olanı, kimi zaman sıcaktır elimiz ve yumuşacık,  ve elbette tam tersi olabiliyor bazen.. ağlıyoruz mesela, gözlerimiz nemleniyor, hatta çoğu zaman sebepsiz yere oluyor bu,, ağlarken kendinize şunu soruyorsunuz, noluyor ya ! noluyor!   birçok nedenden ötürü tüm gerçekliğiniz ve var olan görüntünüzle size insan olduğunuzu söyleyebilirim, evet insansınız, herşey mümkün böyle durumlarda.. işin tabiatında sevmek de var, ölmek de.. tercihlerimiz ve yaşantılarımız gen torbamıza elimizi sokup çekip çıkarttıklarımızmış gibi görünse de..;  torbacıyı birazcık dikkate almalıydık..  ama yapmadık..  zekamız, alnımıza dayadığımız bir silah haline dönüştü.. işin sonunda kafamızı patlatıyoruz, beynimiz duvara yapışıyor gibi görünse de..; olan şu,  o torbaya doluşuyoruz yeniden.. şimdi ihtiyar bana sırıtıyor, bekliyor, torbasından çekip çıkarmamı ...
Resim
bay lebowski kendisini batı odasına kapattı
aç olanın halinden aç olan anlamaz, o sadece açlığının derdine düşmüştür, açken açlığı anlatamazsın, açlığın buna izin vermez, bakmayın bu işin edebiyatına, o iş gazellerde öyledir, hayatın içinde acı bir notadır açlık, o içinizde çalmaya başladığında yaptığınız tek şey onu dinlemektir,  açken açları anlamak bir saçmalıktır, yalandır, saptırmacadır, açlığın erdemi olmaz, onunla olgunlaşmak mı? hadi oradan! bu dünyada ölüm açlıktan beslenir, açlık öldürür, ya katilsindir, ya kurban..  bakın birşey daha diyeyim, bu duruma benzer bir nota daha var, o da hastalığın ta kendisidir.. hastalar için de durum böyledir.. şimdi “aç” kelimesinin yerine “hasta”yı koyup öyle okuyun yazılanları..  işte bu, midemi bulandırıyor, erdemin sahteliği, şapşallığı, bilgenin şımarıklığı ve cehaleti.. bu dünyayı yazarken işi sulandıranların edebiyatı, bizi aç bırakıyor, hasta ediyor..
Resim
bu, şu demek oluyor;  yazacağım, çok şey yazacağım,,  o  kadar zaman geçti, doğup büyüdü yavrular, büyüdü ve öldüler, gölgeler kısalıp uzadılar, yok oldular ve sonra biryerlerde yeniden doğdular, ben hep o limandaki bank, o arka sokaktaki çöp tenekesiydim,, yazacaktım elbet onları, yazmalıydım olanları..